8 Ağustos 2012 Çarşamba

DENİZ'DEN GELEN ESİNTİLER-2

Okula gitmeden önce evde kalmak için bahaneler:
Bu gün okulda bir şey yemicem.
Küçük çocuklar anne babalarını isteyip ağlıyorlar ben büyüdüm değil mi anne (biraz duygu sömürüsü)?
Bütün çocuklar hasta olmamı istiyorlar!

Sabah okul yolunda:
Bu gün hangi evimize gidicez baba?
-Yeni tuttuğumuz yeşil eve oğlum,
- ama baba ben o evi sevmemiştim, şurdaki eve bakalım bak kiralık oraya bakalım!
(Deniz şu sıralar okula gitmek istemediğini bu şekilde belirtiyor)

Babayla sohbet:
Baba arabayı ne zaman değiştireceğiz, rengi gene aynı olsun, arabayı neden değiştiriyoruz ama ben bu arabayı çok seviyorum:(
Lastikler daha yeni olacak değil mi?

Çay bahçesine giderken arabada:
Anne baba hararetli bir tartışmaya girerler nereye gidecekleri konusunda ortak bir karara varamazlar hem anne tatlandırıcısını unutmuştur buna sinirlenir her şeyi unutuyor olmaktan dem vurur, anne arka koltuğa bakar Deniz, çıkarken yanına aldığı dergiye bakmakla meşguldür ve onları hiç dinlemiyormuş gibi yapar.

Dondurmacıya gitmeden önce kapıda:
Anne şekerini unutma bak (kuzu herşeyi kaydetmiş anlaşılan)!

Dinazorlarını oynarken birini anneye gösterir, ayakta duramıyor artık, dengesini kaybetmiş  (bak sen acaba ayağını ağzına sokup ısırmış olmayasın)

Anne ben bebek kalmak istiyorum, büyümek istemiyorummmm!

Oyuncağını yere atarken kırar ve yanıma gelir, yanlışlıkla kırdım anne, bir daha olmaz!

Anne Deniz'e yemek yedirirken onun yemek istemediği lokmasını ağzına atar ve lokma birden kıymete biner ısrarla çıkar der, oğlum midemde artık yuttum ben onu, yok çıkar anne çıkar!(bundan sonrasını anlatmak istemiyorum)

Okula gitmeden az önce:
Anne çocuklar okula şuruplarıyla geliyor benimkini de koy çantama.

Anne ben çok hastayım, senin yatağında yatıcam, üstüm çok kalın, altım da kalın.(tamamen çıplak olmak isteyen Deniz)

Ortadaki oyuncaklarını toplamak istemeyen Deniz'e soruyorum:
Oğlum okulda nasıl yapıyorsunuz?
Öğretmenim topluyor oyuncakları.
Hiç sanmıyorum!
Evet anne ama biz de yardım ediyoruz.
Şimdi de yardım et o zaman.
Olmaz çok yorgunum.
Dağıtırken yorgun değildin ama.
Sonra yoruldum.







6 yorum:

ada ve deniz dedi ki...

hiçbir çocuk oyuncak dağıtırken yorgun olmaz, ama toplama aşaması resmen krizdir....çocuklar şu anda bilgisayarı istediler vermiştim. Bir baktım balkon bomba atılmış gibiydi. tabiki toplamaya gittiler

Sevgi dedi ki...

:)) aklını seveyim ben o yakışıklı kıvırcığın.. o kadar çok taşındınız ki bu ara çocuk evleri karıştırıyor artık..
en kısa zaman da düzen oturtmanız dileğiyle..
bu arada fadişim unutkanlığını hiç dert etme.. ramazanla birlikte ben kendimi evde unutmaktan korkar oldum valla :))

nil dedi ki...

Sonra yorulmuş annesi ama, hiç anlamıyorsun...

Büyümek istemeyen Deniz :) Berk de küçük olduğu için ağlıyor çok büyük derdi, kolundaki kılları salı salıymış büyüyünce bölee siyyah olurmuş.:)))) Haberi yok kuzumun hep salı kalacak :)

Herşeyi kayıt eder onlar, boşuna demiyorlar çocuktan al haberi diye..

Ah Fadiş çizelge yaptım işaret koyuyorum özellikle Berk'in okulu ile ilgili alınacaklara, kendimle ilgili ise birden fazla çizelgeye ihtiyacım var hai hazırladım diyelim çizelgeyi unutmaktan korkuyorum. Fena çok fena bu unutkanlık...

FADİŞ dedi ki...

Seninkiler laftan halden anlıyorlar sanırım ama bizimkinde tık yok, gene ortalık toplamaktan helak oldum, bir gün salsam ayak basacak yer kalmıyor canım ya:(

FADİŞ dedi ki...

Sevgicim, karıştırıyor olabilir gerçekten, düzen oturdu sayılır biraz daha eşyayı vermem lazım birilerine:)

FADİŞ dedi ki...

Yerim ben Berk'i kılları salı salıymış ha:)
Demek bu unutkanlık denen şey her annede az çok var ben bazen aramaya başlıyorum sonra odada donup kalıyorum ne arıyordum ben:(