19 Haziran 2012 Salı

NEREDEN BAŞLASAM!




Bulutlar pusuya yatmış bekliyor , yağmur için hazırlanıyorlar:)



Sahilde bir park.


Ailecek Samsun'a ısınma turlarımız devam ediyor, devamlı gider olduğumuz Mado çalışanları artık bizi tanıyor olmalı en azından Deniz'i, çocuklara ayırdıkları minik bir oyun alanı var ve çevresinde büyüklerin masaları, aynı yerde mutlu mesut dondurmalarımızı yalıyoruz günün kritiğini yapan anne bana arada bilmem kaçıncı kez tersten kayma itirazlarına rağmen dinlemeyip kayan afacan eşliğinde ne yediğini nasıl yediğini anlamayan bir anne baba, biraz karmaşık bir cümle oldu biliyorum ama bizim için şu sıralar her şey karmaşık.
Biz bile burada afallamış durumdayken Deniz'in değişken halini yadırgamamak lazım. Arada teyzemi özledim ben yakarışları ne kadar yürek dağlasa da yapacak bir şey yok o uzakta artık.
Babalar gününde hep birlikte yapılan kahvaltı sonrasında teleferikle Amazon Kafe'ye gittik, bir tepenin üstüne konumlandırılmış kafenin geniş terası püfür püfür fakat biz içeride oturmayı tercih ettik. Büyük şehir belediyesi hiç bir masraftan kaçınmamış kafe için.
Apartmanımızın hemen dibindeki park bir avantaj oldu bizim için her ne kadar mahallenin çocukları biraz sert takılsalar da Deniz de zamanla onların bu sertliğine alışacak, kendine göre ters bir hareket gördüğünde hemen oradan uzaklaşmayı tercih ediyor:)
Bir kaç kreş daha gezdikten sonra gönlümüzü yakın öğretmenlerinin güler yüzüne bayıldığımız genç bir ekiple yola devam etmeye karar verdik, üç katlı bahçeli müstakil binada her daim psikolog bulunuyor ve öğretmenler genç birer anne aynı zamanda. Mutfak pırıl pırıl, yemekler orada pişiyor ve yemek odası şirin mi şirin tertemiz, tüm odalar güneş görüyor, tuvaletlerin temizliği de tarafımdan onaylandı ilk ziyaretimiz habersiz olduğundan anlık teftişimizi ilk gün yapmıştık zaten. Uyku odaları, montessero atölyesi, müzik odası, yoga odası, serbest saatlerini geçirdikleri oda, resim odası ve  açık alan. Bahçede bir park ve kum havuzu mevcut.
Kreş denize çok yakın iki adım attığında sahile varıyorsun.
İlk iki gün ikişer saat kaldı Deniz kreşte ve ben müdürün odasında bekledim sohbet ettim onunla Deniz'se arada bir orada olup olmadığımı kontrol etti arada sınıfa yanına çağırdı beni.İlk günün akşamı huzursuz bir uyku geçirdi her ikimiz içinde öyleydi doğrusu, devamlı anne anne diye ağlayarak uyanmaları onun ayrılık psikolojisine girdiğini gösteriyordu.
İkinci gün biraz daha sakin geçti, sınıfta daha fazla zaman geçirdi ve beni daha az kontrol etti, gece uykusu ise problemsiz geçti. Öğretmenimiz kreşi fazlasıyla öven özendirici cümleler kullanmamamızı yoksa bunun ters tepebileceğini anlattı hatta mümkünse kendisi kreş konusunu açmadığı sürece konu hakkında konuşulmamasını tembih etti. İki gün böyle geçti, onu aldığımızda kreşten pek bahsetmedik araya hafta sonu da girince bize de iyi bir mola oldu doğrusu.
Pazartesi yani bu gün ilk defa yarım gün olmak üzere kreşe bıraktık Deniz'i. Sabah kalmak istemedi, direndi ama çok yaygara koparmadı, kararlılığımızı gösterip işe gideceğimizi onu da sabah kreşe bırakacağımız öğleden sonra da gelip alacağımızı söyledik, biraz zayıf bir gitmek istemiyorum çıktı ağzından.
Öğleden sonraya kadar olup bitenler ise şöyle:
Sabah kahvaltısını yapmış, sınıfta arkadaşlarına katılmış, yoga dersinde yeni öğretmenleriyle tanışmışlar ve öğle yemeği yemişler, öğretmenine yemeğimi annem yedirir demiş ve hiç elini kullanmamış her şeyi öğretmeni yedirmiş!! Halbuki Deniz kendi yemeğini kendi yer:)
Öğleden sonra Montessero sınıfında aktiviteye katılmak yerine seyretmeyi tercih etmiş ardından öğle uykusuna yatmış arkadaşlarıyla birlikte ve hemen uykuya dalmış tabi yanında yastığını götürmeyi unutmadık bu arada.
Saat dört gibi kreşe geldiğimizde ikindi kahvaltısı yapıyorlardı eline kurabiyesini alıp hemen geldi yanımıza:)
Arabayla eve dönerken evin önündeki parka gidelim ne dersin dedim hiç oralı olmadı eve gitmek istiyorum dedi, kurabiyesini paşa çayıyla yemek istiyormuş yanında da kuru üzümlü çikolata varmıymış:)
Kreşteki öğretmenlerimizden biri Deniz'in uyumlu bir çocuk olduğunu söyledi ve müdürümüz de tam güne başlatalım dedi bu da saat 18'e kadar değil ama saat 16 ya kadar orada kalacak demek, doğrusu Deniz'den bu kadar bir performans beklemiyordum en azından yarım günlük turun bir hafta süreceğini düşünmüştüm ama Deniz bizi yine şaşırttı umarım böyle devam eder:) diyordum ki erken karar verdiğimi salı sabahı gördüm. Yataktan kalkmak istemedi, evde kalacağım siz işe gidin dedi, giyinmekte direndi kreşe vardığımızda da araba koltuğuna yapıştı inmek istemedi. Tekrar yineledik biz işe o okula.Kreşte ilk dakikalar babasının gözlüğüne yapıştı sonra birlikte bir banka oturduk ve kucakladım onu. Haydi kalk birlikte girelim içeriye dedim girdik öğretmeninin ikna çabalarıyla okulda gezintiye çıktı.
Öğretmeni Deniz için evcimen bir çocuk ve sakin bir yapısı var dedi, evinin konforundan ve özgürlüğünden uzaklaşmak istemiyor, bu kadar çok yaşıtıyla ilk defa birlikte, böyle tepki vermesi normal dedi.
Dün ritimli müzik dersinde yapılan gürültülü hareketlerde kulaklarını tıkamış hep ama bir yandan da gülüyormuş.
Kendimi fazla eleştirmeyeceğim çünkü çok acımasız oluyorum, şimdi artık yeni bir döneme girdik, Deniz zamanla arkadaşlarını sevecek hatta bazılarını daha da çok sevecek belki aileleriyle tanışacağız ve görüşmeye başlayacağız zamanla.

Deniz'in dolap çekmecesine bağlamaya çalıştığı şey bir itfaiye aracı. Tahta tekerlekleri olan bir el arabasının üstüne bantla yapıştırılmış bir ayakkabı kutusu, silinmez kalemle çizilerek merdiven haline getirilmiş plastik bir çıta ve kablo toplayıcı olarak kullanılan bir plastik boru yangın söndürme aracı oldu, geçen ayki Meraklı Minik çalışmasında yapılanlar hoşumuza gitti biz de yaptık:)
Şimdilik bizden haberler bu kadar.
Sevgilerimle:)

6 yorum:

ŞÜKRAN dedi ki...

Fadiş ciğim deniz'e kocaman öpücükler. herşeyimiz onlara göre ayarlanıyor değil mi? Bizim de minik can'ımız( torunum) artık oyun ve park ister oldu bugün dedesi ona bahçemize kurabileceğimiz salıncak almış, akşama görünce ne kadar sevinecektir.
herşeyin gönlünüzce geçeceği bir yaz diliyorum sevgiyle kal..

ada ve deniz dedi ki...

İyi gidiyor bence. Kolay değil sen çalışıyor olsan bile ev ortamındaydı bunca zaman. Deniz 5 yaşında ana sınıfına başlayacağı zaman istememişti, içeri girmeyi bile reddetmişti. Ama zaman içinde zevkini anladı.

Cebimdeki renkler dedi ki...

Gerçekten de iyi başlamış aslında Fadiş. Zamanla herşey iyice oturacaktır.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Fotoğraflardan anladığım kadarıyla gayet hoş bir yer Samsun.
Bulduğunuz kreş çok iyi duyuluyor. Sen elinden geleni hatta fazlasını yapıyorsun. İçini rahat tut, Deniz de alışacak. Dediğin gibi mutlaka 1-2 kanka olabileceği arkadaşı olacak yakın zamanda.
Ayakkabı kutusundan yaptığınız el arabası müthiş!
Ben de yapayım benimkilerle:)
Sevgiler Fadiş:)

Gulcin dedi ki...

Fadis bu arlar yogunluktan ugrayamadim. Bugun nispeten sakin hemen geldim tum yolculugu okudum. Samsunda yolunuz acik olsun. derler ki karadeniz sehirleri kucaklarmis insani, oyle kucaklarmis ki hic uzakta hissetmezmissin. Bir sure orada savcilik yapmisti kuzenim hep oyle anlatmislar ona da. Hala buytuk bir ozlemle anar oralari. dilerim sizin icin de cok guzel gunler olsun. Deniz uyumludur zaten dedim okurken taniyormuscasina. Uyumludur alisir hemen oralara. Alisir sever hatta size de sevdiridir. Yeni yeriniz de hersey istediginiz gibi olsun. Sevgiler buralardan...

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

arabanız süperrr:) canım zamanla çok daha da iyi olacaktır.
sevgiler öptüm sizi