25 Nisan 2012 Çarşamba

DENİZ'İN HALLERİ


Dün salı pazarına gidip sebze meyve aldım ve bir de balık, bizim evde balığı koca pişirir ve Deniz böylesine alışık, evde koca olmayınca iş başa düştü ki Deniz'den vetoyu yedim hayır anne baba pişirsin balığı sen değil dedi ve yemem diye de ekledi, eh ne yapalım o zaman baba gelinceye kadar balıklar dondurucuya atıldı  benim de hevesim kursağımda kaldı tabi:)
Baba gittiğinden beri Deniz hiç yapmadığı şeyi yapar oldu küçükken yaptığı gibi ben işe giderken ağlamaya başladı sanırım benim de gidip dönmeyeceğimi düşünüyor:(
Akşamları burun akıntısı ve boğaz ağrısına rağmen oyun oynama isteğini kaybetmeyen Deniz'le yastık kavgası, dinozor dövüşü ve en popüler oyun olan anne kaydırağından kaymaca oyununu oynadık ha bir de eski sünger yatağını salona getirip bir güzel zıpladık. Bu kadar oyuna rağmen yorulmak bilmeyen oğlanı yatağa götürdüğümde saat 22:30'du ve üstüne iki masal, biraz ninni, yorgan altı sohbet eşliğinde uyuya kaldı.
 Akşam dinozor dövüşü yaparken Deniz, yerde serili duran oyuncaklardan birinin üstüne bastı ve biraz canı acıdı. Bunun üstüne ders veren anne pozisyonumu alıp aynen şöyle dedim:
Deniz'cim dün ben sana oyuncaklarını birlikte toplamayı teklif ettim buna yanaşmadın oyuna devam ettin, bak şimdi gördün mü toplamadığın için oyuncağa bastın ayağın acıdı bundan sonra oyuncaklarını zamanında toplarsın dedim kafa salladı ama bu kafa sallama beni geçiştirmek için miydi bilemiyorum bunu akşam eve gittiğimde göreceğim:) Doğru yapmış mıyım deneyimli anneler:)

19 yorum:

öykü dedi ki...

bısey dıycem
TRT 1 de pazar aksamları saat 18 de
super dadı dıye bı program var bence mutlaka ızlenmelı

ben ızlıyorujm

Tarkanın Annesi dedi ki...

bu oyuncak toplama işinde ben 2. şıkkı seçiyorum b bizi kafalarından geçiştirmek için kafa sallama. Nedense bizdede olay aynen cereyan eder Tarkan!a durum güzelce izah edilir oda kafa sallar ama yarındası oyuncaklar gene oraya buraya savrulur naparsın..Umarım sizinki hakikaten a şıkkını seçerde annesinin sözünü dinler ah Tarkan ah sende azıcık benim sözümü dinlesen

ada ve deniz dedi ki...

Fadiş açıkcası bizde bu "anne dersi" hiç işe yaramaz. Hele ki Deniz üzerinde. Bıraksan bir dağıtır bir daha toplamaz oynadıklarını. Genelde de benim canım yanar o oyuncakların üstüne basarak...

sezobigo dedi ki...

oohooooooooooo ne yanlışı ne doğrusu ben böyle fırsatları hiç kaçırmam:)hemen "bak" diye başlarım cümle kurmaya:)
fadişim ben adresimi kazananları yazdığın ilk dakikada göndermiştim mail olarak:)
belki bir problem oldu ama gönderdim.bakayım gönderdiğim mail duruyorsa kopya yapıştırla tekrar gönderirim ne demek hemn:)
çok öperim.
bu arada deneyimli anneler cevaplasın bizde okuyalım:)

FADİŞ dedi ki...

öykücüm hiç izlemedim ama program hakkında hiç olumlu bir yazı okumadım ama bir de kendim görmek isterim.

FADİŞ dedi ki...

He he, bakalım! Öğleden sonra bakıcı teyzesini aradım konuyu hatırlatacak dün konuştuklarımızdan bahsedip onu teşvik edecek:) Tarkan öyle muzip muzip gülüyor sen de yelkenleri suya indiriyorsun bence:)

FADİŞ dedi ki...

Saadetçim sen iki oğluşla deneyimlisin tabi bakalım bizimkini ikna edebilecek miyim bu konuda çünkü iş çığırından çıkmak üzere:) Benim Deniz de seninkine benzemişse bilemem tabi:))

FADİŞ dedi ki...

sezobigo baksana iki oğlan anası Saadet'in dediklerine, Tarkan'ın annesi de keza bu konuda dertli, bakalım Smilena, Semi, Proje Çantası, Yeliz, Hypo ve Nil den de bir öneri bekliyorum, bu yazımı okuyup bana fikir verecek olan var mı?

ÇokBilmiş dedi ki...

Benim kız henüz 31 aylık. İşe yarıyor mu bilmiyorum ama benim yöntemim şu: "Ben sana dememiş miydim?" ifadesi benim kızda ters tepiyor. Daha çok şöyle diyorum: "Tüh, eğer bu oyuncağı kaldırsaydık ayağını acıtmayacaktı. Çok üzüldüm canın yandığı için." diyorum.

Ha, diyorum da ne oluyor bilemiyorum. Henüz kendi kendine oyuncaklarını toplamayı akıl edebilmesi için küçük. Ama beraber toplamayı teklif edince topluyor şimdilik.

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

sen yine de ısrarcı ol canım en azından bir süre işe yarayabilir.
bir süre diyorum çünkü hala yataklarını ve arkalarını topladığım 25-26 yaşlarında iki koca oğluşum var:)))
ama Kızlarıma(gelin) arka çıkıyorum evlendikten sonra her iş birlikte yok öyle yıkılmak tek kişiye diye:))
bak büyük oğlumun geçerli sebebini yazayım:))) Anne hareketsizlikten kilo aldım diyorsun ya ben ondan böyle bırakıyorum spor olsun diye:)))))))))))))
fadişim Küçük oğlum Deniz yaşlarındayken hep zıttını söyledim yapması için aaa sen bunları toplayıp yerine koyacak kadar güçlü değilsin sanırım. bir gaza geliyordu ki sorma. ana sınıf öğretmeniyle de epeyce kullandık bu zıtlık kavramını:)))))
kolay gelsin

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Fadiş, zor yerden sordun:)
Oda toplama işi zor ama imkansız değil. Çocuğa göre farklı şeyler denenebilir. Senin anlattığın olayda bence doğru bir yaklaşım. Ben olsam da öyle derdim.
Bu konuda sabırlı olmak lazım, kendime de söylüyorum hep. Toplamak çocuk için sıkıcı ve bizim bunu eğlenceli hale getirmemiz lazım. Çok dağıttıklarında ben "hadi yarış yapalım, kim daha çabuk toplayacak" deyip gazı veriyorum:))
Bu arada yatış saati çok geç olmuş, babanın yokluğundan dolayı mı?
Sevgiler...

FADİŞ dedi ki...

Doğru yoldayım öyleyse vazgeçmek yok, bazen beraber topluyoruz ama kerata tekrar devirmeye bayılıyor sepeti:)
Nihayetinde önemli olan kendi eşyalarını toplamayı alışkanlık edinmesini sağlamak, o dağıtsın biz toplayalım düşüncesine sahip olmasın, eninde sonunda öğrenecek, biraz daha küçükken daha çok dinliyordu beni şimdi bir inatçılık bir sırtını dönüp gitmeler başladı iyi mi?:)

FADİŞ dedi ki...

Sahi en kıdemlimiz sensin Haticecim, senin söyleyeceklerin çok değerli, insan bazen ne yapacağını şaşırıyor, sonuçta ailedeki her davranış çocuğun doğru gelişimde etkili, senin oğlan yolunu bulmuş bakıyorum:) Bizim oğlan da böyle hazır cevap olursa yandık:))

FADİŞ dedi ki...

Semi meseleyi anlatmakta biraz eksik kaldım aslında evin o bölümü gayet düzenli çünkü bütün oyuncaklarını salona taşıyor ve sonra salondan alıp odasına götürmüyor eskiden bunu ben yapıyordum ya da teyzesi çoğu zamanda oyunla falan yardım etmesini sağlıyorduk ama her ikimizde de bir süredir bundan vazgeçme hali var baş olmuyor çünkü, sen ne yapıyorsun çocukların oyuncakları sadece odada oynanacak başka yere taşımak yok mu diyrsun yoksa evin her yeri onların oyun alanı mı:) Bizde şu anda durum bu evin her alanını tepe tepe kullanıyor.

FADİŞ dedi ki...

Semi evet yatış saati geç, öğle uykusunu fazla kaçırınca böyle oldu üstüne baba da olmayınca abardık.

yeliz dedi ki...

hah sonunda yazabiliyorum. Oyuncak toplama meselesi maalesef hiç kendi kendine olmuyor. ama herşeyi buna bağlıyorum. MEsela çizgi film izlemek istiyor, "önce oyuncaklarını toplayalım, sonra çizgi film izleyelim" diyorum. Kuzu kuzu topluyor. Genelde birlikte toplama da işe yarıyor. Bir de yarış yapma. Mesela legolar toplanacak, hemen bir yarış icat ediyorum, "hadi bakalım önce kim toplayacak" gaza geliyor garibim:) ara sıra da evi tümden toplama oyunu oynuyoruz, zira bizim ev genelde dağınık olduğu için birkaç parçayı da Arca'ya toplatmış oluyoruz. Naçizane fikrim böyle böyle alışacak. Diğer bir fikrim naçizane:)... "ben sana demiştim" katiyen anlamıyorlar. bön bön bakıyor bizimki, öperim.

FADİŞ dedi ki...

Yeliz teşekkür ederim, bir sonraki postta zaten işe yaramadığını görmüş olduk, bu sabah evden çıkarken durumdaki değişiklik yayıntının sadece bir bölgeyle sınırlı kalmasındaydı. Biz de önce toplayalım sonra çizgi film izleyelim dersem hep bir şarta bağlı iş yapar diye korkuyorum mesela bir keresinde yemekten önce çizgi film istedi yemek ye ondan sonra izlemene izin var dedim tamam dedi yedi ertesi gün bana ne dedi bil bakalım önce çizgi film sonra yemek dedi ya:))

FADİŞ dedi ki...

E tabi dediğini yapmadık bu yüzden bizim evde tehdit sökmüyor, zorlama hiç olmuyor, birlikte toplamaya başlama da benim her şeyi toplamamla son buluyor, bir şart koşup yapalım olmuyor işi oyuna vurup öyle toplattıracağım ben anlaşıldı yarış yapacağız birlikte:)

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Ben bu eve yeni taşındığımızda artık sadece odalarınızda oynayacaksınız desem de zamanla öyle olmadı:)
Getiriyorlar salona, mutfağa... (zaten bizde hani o misafirden misafire oturulan salonlardan yok. Her gün tepe tepe kullanıyoruz:))
Akşam olunca odalarına götürüyorlar hepsini. Ama anlattığım kadar kolay değil tabii, bazen zorlamayla, bazen birazını ben, birazını onlar, hadi bakalım hooppp diyerek:)