10 Aralık 2011 Cumartesi

DENİZ'İN YENİ ARKADAŞLARI

Deniz'e ne zamandır evcil hayvan alma düşüncesindeydim bakınız burada epey bir fikir paylaşımında bulunmuştuk birlikte:)
Evcil hayvan konusunda kararlıydık ama ne olacağı konusu bizim için hala soru işaretiydi ta ki kızkardeşimin evinde Demir'in su kaplumbağasını görene kadar:)

Biraz araştırdım, beslenmesi, bakımı gibi, Demir'in de kaplumbağalı hayatından memnun olduğunu görünce denemeye karar verdik, bu arada öğrendik ki Demir, kaplumbağasına "Yuvarlak" ismini takmış :)
Kaplumbağa kararından sonra bir tane almaya gittim ve iki taneyle eve geri döndüm, satıcı iki tane olursa daha hareketli olacaklarını söyledi, küçük bir havuz, ortasında bir adacık,  bir plastik palmiye ağacı ve yemle birlikte bana 22.5 TL. ye maloldu.

Deniz görünce çığlık attı çok heyecanlandı, uzun süre sadece seyretti daha sonra sorular sormaya başladı, kaplumbağaları elledi, yerlerini değiştirip durdu, palmiye ağacını söktü tekrar taktı, havuzu aldı önce sehpaya ardından kucakladığı gibi odasına götürdü.
Kaplumbağaları ona aldığımızı, bundan böyle kaplumbağaları günde bir kez onun besleyeceğini, onları koruyup onlarla oyun oynayacağını anlattık, her şeye kafasını salladı ama ben yine de kaplumbağalarla birlikte onu tek başına bırakmayacağm hiç, bakalım nasıl olacak, gelişmeleri burada anlatırım:)

18 yorum:

sezobigo dedi ki...

merak ettim ne yapaxak acaba?ben çük küçüktüm balığımız vardı hni şu japon balığımı deniyor onlardan.neyse balığın suyu değiştirilmesi gerekiyormuş günlük olarak mı yoksa iki günde bir mi tam hatırlamıyorum.Biz unutmuşuz yada bilmediğimizden balık bir kokuyor sorma.Ben çok akıllıyım ya hemen çözüm ürettim gittim balığın buluduğu suya kolonyayı döktüm güzek kokusun diye.Tabi malum balık ölmüş birde neden öldüğünü çözemiyoruz bir ağlıyorum sorma gitsin.bahçemiz vardı gittik abim ve kızkardeşimle oraya gömdük.Çok sonra benim aklım erince neden öldüğünü anladım ama iş işten geçmişti.o yüzden merak ediyorum bakalım senin güzel oğlun neker yapacak diye:)

öykü dedi ki...

ne guzel hayvan sevgısını yasatmak ogretmek
paylasımcı bı kısılık olmasının ılk adımları
cok sevındım sevgılı Fadiş
hosgelmıs o guzellıkler evınıze

Bugday Tanesi dedi ki...

Ben çok sevdim o iki miniği :)Gelişmeleri takip edeceğim...

FADİŞ dedi ki...

sezobigom var bende de öyle hikayeler en az üç tane bir gün anlatırım:) Gelişmelerden anında haberdar olacaksın canım:)

FADİŞ dedi ki...

öykü, diğer canlılara ve tüm doğaya sevgiyle yaklaşması en büyük dileğimiz bütün çocuklarımız için. Bakalım bir adım attık sonu da güzel olur inşallah:)

Gulcin dedi ki...

Fadis nese getirsinler evinize. yalniz bu kucuk misafirler pek merakli olup kacabiliyorlar havuzlarindan o zaman iste evde aramasi cok komik oluyor :) bir arkadasimin vardi da iki tane gunlerce ara ara ne gulmustuk :)

FADİŞ dedi ki...

Gülçincim sağol. Dün internette sörf yaparken:)) bir hışırtı tıkırtı sesi geliyor nereden geliyor diye bakınıyorum daha yeni ya alışamadık bir gecede, sesler bizim kaplumbağaların minik ayak tırnaklarının sesi:)
Umarım biz kaybetmeyiz ortalıkta:)

FADİŞ dedi ki...

Sezobigom, evi aradım şimdi sabah yemlerini vermişler teyzesiyle ama daha çok havuzdaki plastik palmiyeyle ilgileniyormuş Deniz sıpası:)

Düşlerimden İnciler dedi ki...

İlerleyen günlerde neler yapacak acaba ? Çok severse başka hayvanlarda ister...Ne güzel dokunabilmesi , ayrıca...

ÇokBilmiş dedi ki...

1986 yılından beri su kaplumbağası besliyorum. Aynı kaplumbağa he de :) Sormak istediğiniz bir şey olursa, aklınızda bulunsun :)

FADİŞ dedi ki...

Düşlerimde inciler, hafta başındayız ve kendisiyle oyun oynamayan kaplumbağalarla ilişkisi mesefali. Teyzesiyle yemlerini veriyor, bir iki kelam ediyor işine dönüyor Deniz:)

FADİŞ dedi ki...

ÇokBilmiş 1986 dan berimi! eşime söyledim de gülmeden duramadı tabi, valla bravo, iyi bakmışsınız o zaman. Bir kaç sorum olacak evet:
1-Bulundukları kaptan dışarı çıkmak ister gibi bir halleri var, geniş alanları mı severler, kapları şeffaf, alanı daha dar gösteren, sınırları belli olan bir yere mi ihtiyaç duyuyorlar mesela kabın bir kısmını yeşil tonlarının ağır bastığı bir manzara resmi mi yapıştırsam?
2- Aldığımızdan beri verdiğimiz yemleri yediklerini görmedim, aç mı değiller yoksa yerlerini mi yadırgadılar?
3-Eşime göre onlar evcil hayvan değiller, siz ne düşünüyorsunuz?
4-Deniz, ilgisine karşılık bulamadığından, onlarla oynayamadığından pek ilgi göstermiyor, bir kaç kez eline aldı, araba muamelesi yaptığını görünce inciteceğinden korkup eline almasına izin vermedim.
Nasıl davranmalıyım?

Seyhan dedi ki...

bende kaplumbağa almayı düşünüyordum.. önce siz bakın sonra duruma göre alalım :)

ÇokBilmiş dedi ki...

1-Ben her zaman cam akvaryumda besledim. Beni tanır, beni görünce hareketlenir. Bu nedenle resim filan yapıştırmayı düşünmedim. Balık akvaryumlarında yaparlar o resim işini. Kaplumbağa için gerekli olduğunu sanmıyorum. Zaten kaplumbağaların kabuk gelişimi için güneş ışığına ihtiyaçları var. Olabilidğince güneş alsın, camı kaplamamak daha iyi. Ama gerçi sizinkiler yassı kaplar. ÜStten güneş almaya devam edebilir. Bu nedenle istersen kaplaya da bilirsin. Üff, emin olamadım, geçiyorum ben bu soruyu :)
2- Kaplumbağaların sindirim ve boşaaltım sistemleri suyun içerisinde çalışıyor. Suya atılan yem yumuşadıktan sonra, ağzılarına aldıkları suyla beraber yemeleri lazım. Eğer yemiyorlarsa bir sıkıntıları var demektir. Kış mevsimi olduğundan, kış uykusuna da girmiş olabilirler. Mamaların suda erimesine izin verin ve suyu fazla sık temizlemeyin. En azından su içerken, suda eriyen mama kalıntıları da midelerine gider bu şekilde (ahh, annelik :)
3- Bana göre de evcil hayvan olmamalılar ama evcilleşiyorlar maalesef. Benim kaplumbağam (Nilüfer adı, ben Niloş derim) beni tanır. Salona bırakırım, herksin ayaklarını kokar, gelir benim ayaklarımın üzerine yatar. Ben kapıdan girince tanır, sürekli yem attığım kısma gelip çırpınmaya başlar. Yürürken beni takip eder. Daha ne yapsın hayvan ya? Ağzına terlik alıp taşıyacak değil ya? :)
4- Henüz küçüklerse ve kabukları sert değilse Deniz oynamasın bir müddet. Ama eve alışıp, biraz daha hareketlenip, kabukları da kalınlaştıktan sonra eline alıp oynamasında hiçbir sakınca yok. Çok sağlam hayvanlar. Niloş 3. kattan beton zemine düştü de hiçbir şey olmadı. Benim kız da Niloş'a araba muamelesi yapıyor. Büyük olduğu için yere koyup ardından ittiriyor. Çok korktuklarında şorrrr diye işeyiveriyorlar. Benim kızın yaptığı tüm işkencelere rağmen işemediğine göre, korkmadı demek ki. Belki o da diğer hayvanlar gibi, yavru hayvanları ayırt edebiliyordur :)

FADİŞ dedi ki...

Seyhan, gelişmeleri takip et, bak çok bilmiş neler yazmış:)

FADİŞ dedi ki...

ÇokBilmiş, teşekkür ederim verdiğin bilgilere:) Verdiğin tavsiyeye uyup kabuklarının daha sert hale gelmelerini bekleyeceğim Deniz'in oynaması için ve Deniz'le birlikte yem verip bakmaya devam edeceğiz nede olsa onun arkadaşları olarak ilan ettik Deniz'e, sorumluluk gelişsin öyle değil mi?:)

ÇokBilmiş dedi ki...

Babam Niloş'u bana hediye ettiğinde 8 yaşımdaydım. Her işini her zaman kendim yaptım. Ayrı eve çıkarken de, evlenirken de yanımda götürdüm :) Küçük bir çocuğa sorumluluk vermek için, kesinlikle doğru hayvanlar.

FADİŞ dedi ki...

ÇokBilmiş, bir kere daha, doğru karar verdiğimi düşündüm bu yazışmalardan sonra. Deniz henüz çok küçük ama bu yaşta çocuklar çok kolay adapte oluyorlar yeniliklere ve sizden ne görüyorlarsa onu doğru kabul etme yaşındalar. Bütün canlıların yaşamaya hakları olduğunu kavrasın istiyorum, haşin davranmasın doğaya karşı her şeye karşı:)