25 Mayıs 2011 Çarşamba

KEDİLİ HAYAT NASIL OLUR?

Bir süredir evde kedimizin olması nasıl olur diye düşünüyoruz. Ben evet desem anında bir kedili ev olacağız. Eşimin çocukluğundan beri ailesinde kediler olduğu için bu işe çok gönüllü,  hali hazırda kayınvalidemin dört kedisi ve bir köpeği var:)
Ben iki kez kedilendim ikisi de hüsranla sonuçlandı, ayrıntılara girmeyeceğim birincisi ailem istemediği için geri gönderildi ikincisi de daha güzel bir yere kaçtı sanırım bilmiyorum, bir daha geri dönmedi çıktığı sokaktan.
video
Deniz'in bütün hayvanlarla arası iyi, en çok ta kedilerle, kedileri daha sık gördüğü için onlara sevgisi bir başka. Ona arkadaş olması için bir kediyi evimize almayı sık sık düşünür olduk ama benim tüye karşı alerjimin olması ve tuvalet eğitimi konusu düşündürüyor, yemek masasına, mutfak tezgahına, yatağa çıkmasını istemem ayrıca aileden biri olacağından gittiğimiz her yere götürme konusu var. Kedili arkadaşlarıma soruyorum buradan, siz nasılsınız kedilerinizle, şehirler arası yolculuğa çıktığınızda ne yapıyorsunuz, onu da yanınızda götürüyor musunuz yoksa bir komşunuza mı bırakıyorsunuz, zor oluyor mu seyahatler, bakımı nasıl oluyor, nelere ihtiyaçları var, evde bütün gün yanlız kalabilirler mi, cinslerine göre hangi kediler daha uysal? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim, karar veremiyorum.

19 yorum:

ÇokBilmiş dedi ki...

Şurada yazdığım 2 yazı var:
http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2010/12/bebekle-kedi-bir-arada-yasar-m.html
http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2011/01/bebek-dogunca-ev-hayvannn-pabucu-dama.html

Diğer sorularını da ayrıca cevaplamaya çalışayım:

Küçük Mucizem dedi ki...

Benim kızım da ister ama ben evde bir kedi ile yaşayabileceğimi sanmıyorum.

FADİŞ dedi ki...

Küçük Mucizem, eve bir kedi gelecekse bu bütün ailenin ortak fikri olmalı tabi:)

FADİŞ dedi ki...

ÇokBilmiş, çok teşekkür ederim, okuyacağım:)

ÇokBilmiş dedi ki...

1. Tatile en fazla 1 haftalığına çıkabiliyorum zaten. Bu sürede de oğlumu evde yalnız bırakıyorum.
1 hafta tamamen yalnız kaldığı da oldu. Ama o zaman çok sıkılıyor. Hem evi dağıtıyor, hem de çok miyavlıyormuş. Genellikle bir akrabama anahtarı verip, 2 defa eve gelip oğlumla oynamasını istiyorum. Mamasını ve suyunu zaten ayarlamış oluyorum.
Oğlum evden dışarı çıkınca kendini güvende hissetmiyor. Bu nedenle onu yanıma almıyorum ya da komşuya bırakmıyorum. Onun için en iyisi evde kalmak ama nasıl ki her çocuğun huyu ayrı, kedilerin de huyu ayrı. Sizin çok sıcak kanlı bir kediniz olabilir ve yanınızda götürebilirsiniz.

2. Bir mama ve su kabımız var. Bir kere dolduruyorum 2-3 hafta idare ediyor. Otomatik kedi tuvaleti aldım. Onu da haftada 1 boşaltmam yetiyor. Yine haftada 1-2 defa taramam gerekli (kısa ama beyaz tüylü). Uzun tüylü hayvanlar daha çok taranma istiyor.

3. Evde tüm gün yalnız kalabiliyor. Zaten kediler günün 18 saatini uykuda geçiriyorlar.

4. Yatak odasına, kızımın odasına girmesi ve mutfak tezgah ve masalarına çıkması yasak. Tabii yasak masak dinlemediğinden oda kapılarını ve mutfak sandalyelerini kapalı tutuyorum. Salonda ise koltuklara çıkmaması için sürekli tetikteyim, çıkarsa kendi inene kadar ellemiyorum. Sonra tüyleri temizliyorum.

5. Çocuk gibi ilgi istiyor. Önce kızımla, sonra onunla ilgileniyorum. Tüy en başlıca sorunumuz. Odasını hemen her gün süpürmem gerekiyor. Beyaz tüylü ve çok tüy döküyor. Evimiz de haftada en az 2 defa baştan aşağı süpürülüyor. Elbiselere yapışan tüyleri ancak kurutma makinesi çıkarıyor. Evinizde bir kurutma makinesi ve bir de halı dövücülü elektirik süpürgesi varsa, sorun yok.

6. Onsuz bir hayat düşünemiyorum. Eşim kedi sevmiyor ama ben evde hayvan olmadan yaşamam sanırım bundan sonra. Ailemin evinden ayrılır ayrılmaz kedi oğlum beni buldu ve kediler hakkındaki tüm önyargılarımı yıktı. Ona bir şey olursa belki eşimi bir minik köpek almak için kandırabilirim :)

7. Benimki sokak kedisi. Tırmık atıyor, ısırıyor. Ama cins kedilerin hepsi de çok sakin oluyorlar. Petshop'tan almayın sakın, hasta hayvan verebilirler, sonra oğlunuz üzülür. Yeteri kadar anne sütü emmiş ve bir kafeste psikolojisi bozulmamış olsun. Şu sayfada hem yeterli bilgi, hem de sahibinden kedi bulabilirsiniz:http://www.kedigen.com

FADİŞ dedi ki...

ÇokBilmiş, harikasınız, deneyimleri öğrenmeye ihtiyacım vardı, iyi oldu.

suhuba dedi ki...

Selam,
Çokbilmişin verdiği bilgilerle anladım ki ben hayatta kedi besleyemem :)

FADİŞ dedi ki...

suhuba, kolay değil bir canlının daha sorumluluğunu almak. Ben de henüz düşünme aşamasındayım:)

ada ve deniz dedi ki...

Benimkiler de köpek istiyorlar ama doktor bize akvaryum dışındaki tüm hayvanları yasakladı.

FADİŞ dedi ki...

ada ve deniz, sizin için zor tabi, alerji ile uğraşmak kolay değil. Akvaryum da iyidir hatta su kaplumbağası da olabilir eminim iki kardeşinde hoşuna gider.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Kedi konusunda birşeyler ben de yazayım. Bizim evde iki kedi var. Daha çok çocukların ve eşimin isteğiyle bize geldiler. Sokak kedileri, yavruyken bir arkadaşımız getirdi. (cins kedi pek önermiyor kimse. Çok daha narin olduğu söylenir) Tuvalet konusu en dertsiz konu diyebilirim. Gelir gelmez alıştılar, hiçbir zorluk yaşamadım. Silikonlu kedi kumlarından kullanıyorum, kokusu da olmuyor. Tüy sorunu maalesef var. İki tane olunca ve daha 1,5 yaşındalar, çok boğuşuyorlar. Öyle sakin sakin uyuma modunda değiller henüz. Bizde de yasaklı yerler var, yatak odalarına, masa üstüne,tezgah üstüne çıkarmıyoruz. Dolayısıyla mutlaka birimiz ilgileniyor kedilerle, en azından nerdeler ne yapıyorlar bilmemiz lazım. Tatile çıkarken kedileri veterinere bırakıyoruz. Zaten normalde de doktorları kendisi. Evde yalnız hiç bırakmıyorum, kontrol dışı oluyorlar. Dolayısıyla markete bile çıksam evdeki çamaşır makinemin olduğu bir oda var, (tuvaletleri, mamaları da orada zaten)oraya kapatıyorum.Evim bahçeli olduğu için zaman zaman da bahçeye çıkıyorlar. Bu arada kısırlaştırdık azma dönemleri feci oluyorlarmış.
Çocuklar acayip seviyorlar. Zaten hayvan sevgisi başka birşey. Sevmeyince bakılması imkansız. Çocuklara sorumluluk kazandırsın diye düşündük başta. Ama zamanla her iş benim üzerime kaldı. Tuvalet temizliği, maması, veterinere götürülmesi vs. Yani aslında çok da şikayetçiyim bu durumdan ne yalan söyleyeyim.
İşte durum bu, karar size kalmış. Tekrar düşünün derim...

FADİŞ dedi ki...

Seminin Mutlu Elleri, aslında beni düşündüren konulardan biri de bu, bakımının tamamen üstüme kalması, eşim sana bırakmam diyor gerçi bilmiyorum, acelem yok, yorumlar karar vermemi kolaylaştıracak:)Evinizin bahçeli olması bir avantaj, biz apartman dairesinde oturuyoruz ama bu şekilde hayatlarını sürdüren çok aile var, bilemiyorum acele etmeyeceğim, fikrin iyice olgunlaşmasını bekleyeceğim.

Gulcin dedi ki...

Fadis ben bir sene ev arkadasimin kedisi ile kaldim. Disi bir kedimiz vardi cok guzeldi. Oynamasi cok keyifli idi ama gel gor ki hele cok seyahat eden insanlar icin gercekten zor bana sorarsan. Evde yalniz birakmaya insanin vicdani ell vermiyor ama her zaman birisini bulmak da zor.
Bir de disi bir kedi olursa ciftlesme doneminden sonra bebeklerin evde oldugu donem de cok kolay degil. Gerci bizim evimiz kucuktu belki ondan.
Sonuc olarak oynamasi cok ama cok keyifli ama gercekten kolay degil.

ÇokBilmiş dedi ki...

Ekleme yapayım:
Tuvalet temizliği için: Otomatik kedi tuvaleti aldım. Biraz pahalı ama haftada bir torbasını çöpe atmak ve yeni torba takmak yetiyor; hiçbir zoruluğu yok.

Yemini ve suyunu özel kaplarda veriyorum. Ucuz kaplar. Her ikisi de 2-3 ay gidiyor.

Veterineri aşılarını vurmak için eve geliyor, gelirken de mamasını ve kumunu getiriyor.

Yani bu yönlerden hiçbir zorluğu yok oğlumun. Tek zorluk tüyleri.

Su kaplumbağası için de bir daha düşünün derim: Ben su kaplumbağası da besliyorum. 1986 yılında babam hediye etmişti. Çok büyüdü. Çok büyük bir akvaryum kullanmak zorundayım ve temizlemesi ayrı bir dert. Dış filtre aldım ama filtreyi temizlemek bile zor geldi (2 ay evvel fıtık ameliyatı oldum). Eve gelen temizlikçilere temizletiyordum akvaryumu, şimdi de yardımcım temizliyor. Kaplumbağaların ömrü 75-100 yıl arasında değişiyor. Bana 9 yaşımda hediye gelmişti, kızıma bırakacağım sanırım kendisini :)

FADİŞ dedi ki...

Çok Bilmiş, öyle güzel bilgiler verdin ki iyice bir düşünmem gerekecek bu kararı.

FADİŞ dedi ki...

Gülçinim haklısın, bir kediye bakmanın zorlukları da var, güzellikleri de. Önemli olan evin bir ferdi olacak kedinin mutsuz olmaması, evini sevmesi bunun için de emek gerek. Son iki gündür o kadar bitkinim ki aldığım domates fidelerini saksıya dikemedim, ters bir hareket yaptım sanırım oğlanı kucaklarken belim pek fena. Henüz düşünme aşamasındayız, karar vermedik kediye, belkide sadece babaannesinde, sokakta sevecek kedileri Deniz.

MELTEM dedi ki...

fadiş bir an önce çıakr bu düşünceyi aklındannnnn:))))

FADİŞ dedi ki...

Meltemcim, şimdilik rafa kaldırdım, Deniz biraz daha büyüsün bakalım:)

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

Canım niyetin çok güzel ama bence çok erken.Kediler köpekler gibi değilcanları yandığı an tırmıklar en çok sevdiğini bile. küçük çocuklarla araları herzaan iyi olmuyor.
BADEM eve gelen çocuklara hiç pas vermez.
kendilerini çok temiz tutuyorlar ama tüyler her yerde maalesef. biliyorsun ben traş ettirdim bu yüzden . gerçi bizim evde kimsenin kıl tüy takıntısı yok.
Badem son derece özğür istediği yere girip çıkabiliyor .
sokak yok,mutfakta tezğah üzeri yasak onun dışında hiç sorun değil.

benim nacizane fikrim Kedi için oğluşunun yaşı çok küçük bir kez tırmalanırsa sevgisi nefrete de dönüşebilir.
Geçen hafta arkadaşımın torunu Badem severken(benim kucağımda tutuyorduk BADEM i) dışarıdan gelen bir sesten ürkünce kendisini seven minik kızın elini çok hafif ısırmış bir an da oldu. ağlama kıyamet ,ve bir süre BADEM in adını anmadı daha sonra ben gittiğide BADEM çok üzüldü istemeyerek olmuş filan dedim de barıştırdık:)))
illaki patili bir arkadaş olacaksa sakin bir köpiş daha iyi olabilir onlar kedilere nazaran daha sabırlıdırlar.

senin bu post tam bilgilendirmelik oldu:)) kucak dolusu sevgiler