9 Aralık 2010 Perşembe

KAR HATIRALARI

Belki beni izleyenler farketmiştir, aralığın başından beri kar temalarından gidiyorum bloğumun arka planında, belki bu sayede karın yağmasına sebep olurum kim bilir:)
Kar görmeyi özledim, üstünde yürümeyi, ayağımın altında o gıcır gıcır sesi duymayı, kar oyunlarını. Aslına bakarsanız daha çok, çocukları ve karı birlikte düşünmek hoşuma gidiyor.
En çok çocuklar çıkartır karın tadını. Çocukken sık sık eldiven kaybettiğimden eldiven almaz olmuştu annem, ben de yün çoraplarımı elime geçirir öyle oynardım kar topunu. Çareler tükenmez değil mi? Bak şimdi, çocukluğum aklıma geldi yine:
Okuduğum liseye varmak için mecburiyet caddesinden geçersiniz, kış aylarında o cadde buz tutar, pek buz tutmayan yer de yoktur hani Kütahya'da. Şimdi nasıl oralar bilmem, gitmeyeli çooook uzun zaman oldu. O yıllarda içi dolgulu su geçirmez paltolar modaydı düğmeleri de tahta olanlardan, kışın onlarla hiç üşümedim; biz dört kardeşiz üç kız bir oğlan, annem birbirimizi kıskanmayalım diye hep aynı renkleri alırdı bize, genelde de kırmızı. Bana gına gelmişti artık daltonlar gibi dolaşmaktan.  İşte yine bir gün ben o caddeden aşağı inerken ayağım kaydı ve caddenin başından sonuna kadar yokuş aşağı bir güzel kaydım, beni tutabilene aşkolsun; sankı kızağın üstündeyim, nasıl hızlanmışım en büyük korkumda trafiğe açık diğer caddeye dalmak. Bu kısacık mesafe sanki 100 km. Caddeye varmadan durdum bir amcaya çarparak, garibim ne olduğunu anlayamadı neyseki amcam bir yerini kırmadı. Uzun süre sınıfın geyik muhabbetlerinin ana konusu oldum; o yaşta ana konu olmak hoşunuza gitmez, başka bir şey çıksın da beni unutsunlar diye beklersin (bazı konular hariç tabi güzellik, seviyor sevmiyor, bana bakıyor mu). Şimdi bunlar çok komik geliyor, kız kardeşlerimle bir araya geldiğimizde her zaman eskileri şöyle bir açar, üstünden geçeriz, hatta tartışırız biraz, içimizdeki çocuk hala dimdik hayatta:))

12 yorum:

Vintage Duygular dedi ki...

Burada fazlasiyla kar var,keske yollayabilsem ;)

FADİŞ dedi ki...

Ne güzel olurdu:)) Bu ne tesadüf ben de tam sizin blogta kapı süsüne bakıyordum, çok beğendim, ellerinize sağlık.
Nto: Bebişin ismi de çok güzel.

ada ve deniz dedi ki...

ah o kar özlemi bizde de var. Ama bizdeki görülmeyene özlem. Çocuklar sürekli kar sayıklıyorlar. İzmir'de kar ne arar. Bakalım bu yıl şöyle Spil'e falan gidelim, dolaşalım diyoruz...Planlarımızı hastalık bozmazsa

FADİŞ dedi ki...

Ne güzel olur:))

Deli Anne dedi ki...

Ben de pek severim karı, tabi keşmekeşlik içinde değil de sükunetle.. mesela istanbul trafiğinde, caddelernde değil asla.. evde mesela, bir sıcak çay veya kahve ile seyrederken pencereden.. ama o zaman da açıkta olanları düşünüp dertlenirim gerçi ne bilim.. ben de bir anormalim.. huzur vermemeye kararlıyım kendime sanki.. bak geldim de noldu sanki.. senin de hevesini kursağında bıraktım:)

FADİŞ dedi ki...

Yok Delianne öyle deme, her zaman buyur gel, benim düşlediğim karda seninkinden farklı değil, temiz, bozulmamış kar, yeşil çam ağaçlarının bol olduğu bir kar, sakince yürüdüğüm, yavaş yavaş üstüme yağan bir kar.

nesrin dedi ki...

Cocukluk anilari gülümsetiyor böyle.

FADİŞ dedi ki...

evet Nesrin, keşke bütün anılar böyle gülümsetse.

Tijen dedi ki...

E geliyormuş kar? Tabii bizim memlekete gelmez ya. Geçen sene 16 yıl sonra ilk defa ve sadece 5 dakika yağmıştı. Annemle gözlerimize inanamamış balkona fırlamıştık.

saricizmeli dedi ki...

umarım senin çabaların yarın ankaraya kar olarak dönecek. tabi bu kış ben düşmemek için ekstra ekstra dikkatli olmalıyım:)

FADİŞ dedi ki...

Aman dikkatli ol sarı çizmeli, altı tırtıklı botlardan giy arkadaşım. Şu anda karşı dağlarda kar var belki de kar bize de uğrar. Bu sabah işe giderken minik küçücük serpintiler kondu burnumun ucuna, mutlu oldum:)

FADİŞ dedi ki...

Tijen, geliyor kar evet. Ödemiş'e kar yağdı. Gerçekten işe yaradı sanırım bu post:))