25 Mart 2010 Perşembe

DEPREM KORKUSU

Rahmetli anneannemle vakit geçirmeyi ne kadar çok sevdiğimi anlatmıştım geçenlerde hatırlarsınız. Şu günlerde deprem haberleri ardı ardına yayınlanırken bir deprem hikayesi anlatmak istedim size. 70'deki Gediz depreminde annem henüz 15 yaşındaymış, deprem gece saat 23 de yakalamış insanları, bu yüzden kayıp çok olmuş, unutmuyor o acıyı, ,hatta o zamanlardan kalma bir korkusu da var kurtulamadığı. Kapalı mekanlarda uzun süre kalamıyor, mesela asansörde, hastane odasında. Oğlum hastalandığında ilk gün annem yanımdaydı, ilk sorduğu şey çıkış kapıları nerede oldu. Onu anlayabiliyorum, babasını da depremden bir süre sonra kaybetmiş. 
Aslında konumuz yine anneannemdi. Anneannem renkli bir kişilikti, aslına bakarsanız bizim anne tarafı genelde öyledir. Bir bahar günü hava çok sıcak güneş tam tepemizde, ter içinde tarlada çapa yaptığımız bir gün, hatırlıyorum toprak sıcaktan çatlak çatlak görünüyordu. Gediz ve çevresi deprem bölgesinde olduğundan oranın insanları sarsıntılara alışıktır, sık sık olur. Düz zeminde yerde ayakta dururken gevşek toprağın titrediğini hissettim, anneanneme baktım besmele çekiyor ve işine devam ediyor. Ben çok korktum, yerin yarılacağını düşündüm bir an, topraktaki çatlakların genişlemesini izledim, tıpkı filmlerdeki gibiydi. O anda hissettiğim duygu kıyamet mi kopuyor acaba oldu. Çocuk aklımla işlediğimi düşündüğüm günahlarımı hatırlamaya çalıştım, tövbe ettim içimden. Annem babam yanımda yoktu, kardeşlerimde. Onları bir daha görüp göremeyeceğimi düşündüm hemen. 
Anneanneme sordum sen korkmuyor musun diye? Niye korkacakmışım ki dedi, topraktan yaratıldık, toprağa gideceğiz dedi. Bu fikir beni epey korkutmuştu. Hayata karşı sakin bir karşılaması vardı onun, heyecanlanmazdı ya da bize belli etmezdi pek. Allah'tan geleni olduğu gibi kabul eder, isyan etmezdi. Anadolu kadınıydı benim anneannem. Çok kolaylık görmemiş hayatında.

Hiç yorum yok: