29 Aralık 2009 Salı

Kişi neden özel duygularını, hayat hakkındaki fikirlerini, gezdiklerini, gördüklerini paylaşmak ister tanımadığı insanlarla. Çevresindeki dostları yetmiyor mu? Ben çözemedim henüz, sanırım klavyenin başında, aklımdan son sürat geçen düşünceleri bir yerlerde yakalayıp birazını yazıya dökmek ve görünür kılmak istedim. Bir bakıma, düşüncelerimi kayıt altına almak istiyorum. Bunu daha önce günlük tutarak yapıyordum, kişisel tarihime tekrar yıllar sonra göz gezdirdiğimde hayretler içinde kalıyorum; şimdi hiç düşünmediğim hatta şu anda böyle bir yargıya varmazdım diyeceğim kelimeler okuyorum defterimde. Hayat koşulları değiştikçe, yaşınıza bir yaş daha eklendikçe, tecrübe arttıkça o eski "Donkişot" ruhumun iyice zayıfladığını koltuk değnekleriyle yürüdüğünü görebiliyorum. Siz blogçulara zaman zaman deneysel mutfak maceralarımı da anlatacağım, gezdiğim yerleri de, afacan oğlumun büyüme maceralarını da. Hangi konular daha ağırlıklı işlenir şimdiden kestirmek zor benim için. Şimdilik bu kadar. Görüşmek üzere.

Hiç yorum yok: