11 Ekim 2012 Perşembe

KANTOCU MÜZİKALİ VE ESKİ DOSTLAR

Dün mail kutuma düşen bir mesajla eski günlere dalarken buldum kendimi, okul yıllarıma, o gençliğin tap taze ve ışıklı günlerine. Neşenin en doğal halinin yaşandığı, hüzünlerin gelip geçici olduğu zamanlara ve pür aşkın olduğu hallere. Hani sanat okulunda okumak her şeymiş gibi algılanan yıllar,  aslında bunun gerçekten bir şans olduğunu olgunlaştıkça anlıyorum, yaşamıma ne çok şey kattığını.
Okul yıllarımdan bir dost, yıllardır görmediğim bir dost, facebook sayesinde karşıma çıktı geçenlerde ve ben çok mutlu oldum. Sevgili Engin Özsayın, tiyatroya gönül vermiş, tiyatroya yürekten bağlı bir oyuncu, şu sıralar "Ustura Kemal"'de "Mehmet Ata Efendi" rolünü oynuyormuş. Okul yıllarındaki o sevecen, babacan hali hiç değişmemiş, insanı sımsıcak kucaklayan bir hal bu.
Kantocu oyununu izlemeye gitmeden önce dün, oyuncuların kaldığı otelde buluştuk, eşimi tanıştırdım onunla,  kısa bir ziyaret yapacakken saatlerce kaldık lobide, çay kahve derken, konuşacak ne çok şey birikmiş. Bazen eski günlerden bahsetmek iyi gelir insana, hafızanızı yoklar, gençliğin enerjisini yeniden hisseder mutlu edersiniz kendinizi. Sohbetin ardından oyunda buluşmak üzere ayrıldık oradan.

Kantocu müzikalini Haldun Dormen yazıp yönetmiş. Hikaye 1920'lerin İstanbul'unda geçiyor. Saltanatın son yılları, sonra Mustafa Kemal'in, Türk Halkı'nın mücadele yılları ve İstanbul Direklerarası'nda bir tiyatro kumpanyası. İçinde aşkın, tiyatro aşkının geçtiği bir hikaye. O yıllar sadece gayrimüslim kadınların sahneye çıkabildiği yıllar ve sahne aşkıyla yanıp tutuşan müslüman bir kadının Virjin takma adıyla sahne aldığı yıllar, Cumhuriyet'in ilanından sonra bu yasakta kalkar ortadan ve müslüman Türk Kadınları da yerlerini alır tiyatro sahnesinde.

 Müzikal kısaca böyle ama ben asıl eski bir dostla ve sonra başka bir sürpriz dostla karşılaşmanın mutluluğunu yaşadım. Dün gece müzikalin başlamasını beklerken fuayede, arkadaşım Filiz'le karşlaştım O da okuldan arkadaşım, Onu görür görmez tanıdım, hiç yaş almamış bir genç kız hala:). Opera'da sahne tasarımcısı olarak çalıştığını öğrenince Samsun artık benim için biraz daha gurbet olmaktan çıktı, umarım sık sık görüşme imkanı buluruz Filiz'le.
Deniz, babasıyla dolu dolu saatler geçirdi ben tiyatrodayken, uzun süredir ilk defa özgür takıldım evet özgür, nasıl ilaç gibi geldi anlatamam, bunu zaman zaman yapmalı tazelenmeli, bu kesin.
Oğluş çok olgun davranmış, babasıyla oyunlar oynamış, kitapçıya gitmişler, birlikte akşam yemeği yiyip çizgi film seyretmişler ve en çokta araba yarıştırmışlar. Oyun sona erdiğinde baba oğul beni almaya geldiler, çocuğumun gözleri nemli, uykusu gelmişken bir kucak isteyişi vardı ki dayanamayıp sımsıkı sarıldım ona:)
Eşime de teşekkür etmeliyim buradan, sayesinde güzel bir gün yaşadım, gerisi gelir umarım:))

9 yorum:

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

süperrr senin adına çok sevindim . arada bu tatili yaptırsınlar sana:)

CEPAYNASI dedi ki...

ne güzel......
keyifli bir yazıydı:)

FADİŞ dedi ki...

Haticecim sağol, gerçekten iyi geldi, insanın ihtiyacı var böyle şeylere ne bileyim günlük rutinden uzaklaşmak herkesin hakkı:)

FADİŞ dedi ki...

CEPAYNASI,keyif aldığına sevindim. Benim için de keyifliydi bu yazıyı yazmak, her gördüğümde hatırlatsın bana kaçamak yapmam gerektiğini:)

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Fadiş imrenerek okudum postunu.İyi ki gelmiş o mail.
Ve iyi ki gitmişsin. çok sevindim senin adına canım.
Deniz i ve eşini de es geçmemek lazım tabiki de.

Proje Çantası dedi ki...

Ne güzel. Senin adına çoook sevindim. Mutluluğun bana da geçti.

Veee beni mutlu eden hediyelerin için de tekrar teşekkür ederim Fadiş! im.
Çok güzel poz verdi bana tavşancık. Bloga koydum bile :))
Öperim.

FADİŞ dedi ki...

Nilhan sağol canım, farkında olmuyoruz ama bizim de değişikliklere ihtiyacımız var, rutini az çok bozmak iyidir, bu başlangıç olsun diyorum.

FADİŞ dedi ki...

Edacım, ne demek, seni mutlu görmekte beni sevindirir, Şimal'e bir şey gönderemedim ama bir daha ki sefere ona olacak hediyem:)

Proje Çantası dedi ki...

:))) Kesin telepati kurdun bizimle Fadiş. Şimal bana birşey yok mu demişti :))
Arkadaşlarınla buluşmana ve hatta birinin de şehrinde olmasına çoook sevindim. Ben arkadaşlarıma bahsetmiştim senden. Dilediğin zaman onlarla da görüşebilirsin canım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...