12 Nisan 2012 Perşembe

TAVUK MU YESEK HİNDİ Mİ?


Gündemden hiç düşmeyen ne yiyoruz ne yemeliyiz tartışmaları süre dursun biz anneler, çocuklarımıza kendimize hazırladığımız yemeklerden, kullandığımız malzemelerden şüphelenir olduk. Son zamanlarda yeşil biber de bile 6 çeşit tarım ilacının tespit edildiği veya ilaçlı sebze ve meyvelerin yıkamayla geçmeyen, sirkeli suda bekletmenin kafi gelmediği tarım ilaçları hakkında her gün bir düzine yazı çıkıyor, ya işi çok abartıyorlar, her gazete haber sıkıntısı çekince bu tip haberlere yöneliyor veya bu haberlerin hepsi de doğru.
Bana doğru gibi gelmesinin bir sebebi var, biz millet olarak kolay olanı sevdiğimiz için ve bir şeyi fazla kullanmanın daha da iyi olacağına kanaat getirdiğimiz için muhtemelen dayıyoruz ilaçları sebzelere, meyvelere.
Eskiden beri denir meyveleri iyice yıkayın kabuklarıyla yiyin diye ama kabuktan etli kısma geçmemiştir herhalde deyip elmayı armutu soyuyoruz artık (kendimizi kandırıyoruz değil mi?)
Ben protein ağırlıklı diyet yaptığımdan (eşim de öyle) ve oğlumuza olabildiğince dengeli beslenmesini sağlamaya çalıştığımızdan et ve süt ürünlerini sebzeyi meyveyi yeterince yemesini sağlamaya çalışıyoruz her anne baba gibi.
Kırmızı et tercih ederken dana yerine daha az hormon ve antibiyotik kullanıldığını varsayarak kuzu etini, tavuk etine nazaran daha sağlıklı olduğunu düşündüğümüz hindi etini ve mevsimine göre balık pişirmeye dikkat ediyoruz, üstelik en kolay ve nisbeten daha ucuz olduğu için tavuk etini sıklıkla kullandığımız milletçe aşikar ve bu durumda antibiyotiğe doymuş tavuk etinin insan bünyesinde bağışıklık sistemini zarara uğrattığını okuyoruz sık sık. Bu endişem son zamanlarda tavan yaptığından ( çok kullanan biri olarak) üç hindi üreticisine mail attım ve endişelerimi belirten bir yazı yazdım, endişelerimi azaltacak bir cevap bekledim. Bu konuda sadece bir kuruluş bana geri dönüş yaptı buradan kendilerine teşekkür ediyor ve cevaplarını olduğu gibi yayınlıyorum.


Fatma Hanım ilginize teşekkür ederiz.
Bolca Hindi olarak 1995 yılından bu yana Bolu ve yakın çevresinde sözleşmeli hindi yetiştiriciliğimiz artarak devam etmektedir.
Diğer tüm yem fabrikaları gibi bizde hindilerimizin beslenmesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ve onun ve yetkili kurumlarının ülkemizde üretimine ve ithaline müsaade ettiği tahıllardan yem üretim hindilerimizi beslemekteyiz.
Antibiyotikler tüm tedbirlere rağmen, karşılaşılırsa; bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Her ilacın kullanım dozu ve vücuttan atılma süresi vardır ve tüm yetiştiricilik sektöründe bu kurala uyulmaktadır. Hindi Yetiştirme periyodu 4-5 ayı kapsayan bir süreçtir. Ergin ve kesim çağındaki hindiler dış etkenlerden daha az etkilenirler bakteriyel ve diğer olumsuz etkenlerden daha az etkilenirler; dolayısıyla özellikle bu dönemde antibiyotik kullanımına ihtiyaç kalmaz. Üretimimizin her aşaması İlgili bakanlığın denetimi altındadır.
Ayrıca Hindi Eti besin değerleri açısından çok değerli bir gıdadır. Düşük yağ oranı, yüksek sindirilebilir protein değeri, aminoasit ve vitamin değerleri açısından incelendiğinde özellikle gelişme ve büyüme çağındaki çocukların günlük diyetlerinde yer alması gereken bir besindir.
Çocuğunuz ve kendiniz ürünlerimizi güvenle tüketebilirsiniz.
Arzu ederseniz daha detay bilgi için telefonla arayabilirsiniz.
Ayrıca sizi üretimimizi izlemeniz ve tesislerimizi gezip görmeniz için Bolu da ağırlamaktan mutluluk duyarız.
Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür eder, işbirliğimizin sağlıklı bir şekilde devamını dileriz.
Zeliha Gözaçar
Bolca Hindi
Kalite Sağlama Müdürü

Ülkemizde yetiştirilmesine ve ithaline izin verilen yemlerde GDO var mı sorusu hala benim için cevaplanmış değil ama böyle soru bombardımanına tutup gönderdiğim mailim için samimi bir yazı kaleme alan BOLCA HİNDİ'den Zeliha GÖZAÇAR'a teşekkür ederim.

Konu bölünmesin diye Zeliha Hanım'ın son mailini de eklemek istiyorum buraya:

Fatma Hanım Merhaba,

Bloğunuzu gördüm, tüketicilerin merak ettikleri bazı şeyler var elbette. Öncelikle şunu belirtmek isterim, Türkiye’de yem hammaddesi olarak kullanılan mısır ve soyada bakanlığın izin verdiği ölçülerde GDO var. Çünkü yerli üretim yada GDO suz ithalat üretim miktarını karşılamıyor bu nedenle zorunlu olarak ithal edilen miktarda yasaların izin verdiği oranda GDO var. Tüm dünyadan ithali yapılan ve Avrupa da da kullanılan bu.

Tavuk suyu ile yapılan çorbalara bir alternatif olabilir belki.

Hindinin gerdan eti var. Tabaklı olarak haşlamalık ve Gerdan adı altında satılıyor. Bu ürün haşlandığında etleri kemikten ayrılarak tavuk etinin yapıldığı tüm çorbalar yapılabilir. , Patatesli havuçlu, limonlu haşlaması yapılabilir. Etleri yoğurtlu çorbaların içerisine karıştırılabilir. Ayrıca Şinitzel ürünümüz çocukların çok sevdiği bir ürün. Bu ürün göğüs filetonun dilimlenmesi ve kaplanması ile elde ediliyor.

Fikir vermesi anlamında paylaşmak istedim.

İyi Günler dilerim.

Zeliha Gözaçar

12 yorum:

Gulcin dedi ki...

gercekten biktim yani neye elimizi atsak bir zarar. haber okuyamazak oldu bu kadari da fazla ama. keske eskiye donsek tavuk koyden gelse, yilbasi hindilerini babanem beslese. vejetaryan olmak istiyorum o tavuk ciftliklerini gordukce. of ya bize de yazik ama bu kadar yalan dolan sirf daha cok para kazansinlar diye :( en cok hayvanciklara yazik aslinda en cok onlara :(

FADİŞ dedi ki...

Gülçincim isyanında haklısın ne yapacağımızı şaşırdık iş artık en az zarar vereni tüketmeye döndü. Dünya nüfusu arttıkça işte bu hayvancıklar bizim besinlerimiz olacak olanlar bir karış yerde büyüyüp kesilmeyi bekliyorlar. Yapacak pek bir şey yok, artık köyden de tavuk gelmediğine göre. Eskisi gibi bahçeli evlerde yaşayıp kendi tavuğumuzu beslesek onu da her an bahçeden alıp yok edebilirler kuş gribi diye.

Esra dedi ki...

Daha geçen hafta bu konuyu konuştuk ablamla, tavuğu tamamen beslenmemizden çıkarmamız gerektiğini söyledi bana. Organik tavuk diye alıyorduk oysa, seviyor oğlan çorbasını, sever mi aceba hindiyle yapsam aynısını :(
Faydalı bir paylaşım olmuş Fadiş, teşekkkürler.

ada ve deniz dedi ki...

açıkcası ben birkaç aydır tavuk almıyorum. Zaten son birkaç yıldır da(bütün tavuktan bahsediyorum) tavukları ayıklarken midem allak bullak oluyordu. İnsan gözle bile görebiliyor değişimi. Daha yağlı tuhaf...Hoş çocuklara da yedirmek lazım da ne olacak bilemiyorum. Ben kırmızı eti de sevmem zaten ama çocuklar seviyorlar. Mecburen onu alıyoruz. Ve balık tabiki. Ama kesin olan birşey var ki Türkiye'de tarım-hayvancılık pek de hoş yerlere gitmiyor:(((

FADİŞ dedi ki...

Esracım çorbasını pekala sever gibime geliyor göğüs eti değil de kalça etinden alın çocuk için göğüs eti çok lifli gelebilir:)

FADİŞ dedi ki...

Saadet, tavuk almamakta haklısın çünkü ben de haşlıyorum mesela et saman gibi, tadı hiç yok. Çok yağlı oluyor evet, yağlarını ayıklayıp pişiriyordum ben de ama dediğim gibi bir süredir sadece hindi eti alıyorum marketten bulabilirsem.

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Haklı bir konuya değinmişsin. Ben tavuk mümkün olduğu kadar az alıyorum. Daha çok kırmızı et ve balık.
Gönül ister ki çocuklar sebzeyi daha çok sevsin ve bol bol sebze ve baklagil pişireyim, arada da et-balık olsun.
Bana nedense sebzeler etten daha masum geliyor. (sebzeler de hormonlu ya da ilaçlı olabilir tabii)
Veteriner bir arkadaşım öyle şeyler anlattı ki et konusunda, hiç yememek sanki daha iyi gibi geliyor.
Neyse her gün yeni bilgi geliyor, piyasayı diledikleri gibi yönlendiriyorlar.
İnsanın kafası bozuluyor, çok takarsak iyice moral bozuyor.
Neye elimizi atsak durum değişmiyor ki; süt, yoğurt, sebzeler, et, balık, tüm şarküteri ürünler, kutu içine giren tüm içecekler, hazır tüm soslar, hazır çorbalar, kekler, pudingler....liste uzunnn ve bunların hepsi şüpheli!!!

Daha önceleri okuduğum bir kitap var, ama ne yazık ki Türkçe değil. "Beslenme Yalanları" üzerine. İçindekiler kısmında söylenen yalanlar içler acısı. Güya okuyoruz ya, ne var diye...Çocuklara sunulan ürünlerin içindeki bir çok madde, çocukları agresif yaparken, beyne zarar veriyor falan filan.

Kitap Almanca, ilgilenirsen orjinal adını yazayım: Die Ernährungslüge

http://www.amazon.com/Die-Ern%C3%A4hrungsl%C3%BCge-Hans-Ulrich-Grimm/dp/3426783932

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

:(( biz de de çok tüketiliyordu. insanlara beyaz et yiyin diğeri sağlıksız dediler şimdi bu haberler mısırı mahvfetiler millet almayınca da yağsız tuzsuz yapınca şöyle faydalı böyle faydalı anlatıp duruyorlar ben de biliyorum çok faydalı ama mahvedilmeden önce:(
elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum ama nereye kadar 3 aydır yoğurdumu da kendim yapıyorum.
yakın alaka göstermeleri çok güzel

Kiraz Limanı dedi ki...

Merhaba :)

Ben Ordu'da yaşıyorum.Ancak işim dolayısıyla sık sık Samsun'a gidiyorum.Yardımcı olabileceğim bir şey olursa lütfen yazın bana.

Sevgiler
Yurdanur

FADİŞ dedi ki...

Semi kitap bilgisi için teşekkürler yararlananlar olacaktır muhakkak bende Almanca yok malesef. Ne kadar dikkat etmeye çalışsakta hazır gıdalardan kaçış tamamen mümkün değil ama ayarını tutturmak mümkün olabildiğince eve sokmamak lazım:((

FADİŞ dedi ki...

Haticecim insanda bir endişe her zaman oluyor köy pazarına gidiyorum bakıyorum komşu teyze de ilaç kullanıyor artık.

FADİŞ dedi ki...

Tavuk mu yemeli hindi mi başlıklı yazıma yorum bırakan arkadaşlarım yazıya yeni bilgiler eklediğimden haberdar olmanızı istedim. Bilginize sunulur efenim:)