6 Şubat 2012 Pazartesi

DENİZ DALGALI-3

Deniz bu hafta sonu iyice büyüdüğünü belli etti, havaların soğumasıyla birlikte eve sıkışıp kalan bünyemiz dışarı çıkınca biraz afalladı. Kendinden büyük çocuklarla (Vadi'nin kuzenleri) pek işi olmadığından tek başına oyuncaklarla oynamayı tercih etti fakat çocukların ilginç atraksiyonlarına da tepki vermemezlik etmedi, laf attı, güldü hatta Vadi'nin oyununu bozdu, Vadi yapma dedikçe Deniz yaptı neyi mi yaptı, şu mıknatıslı tahtalar üzerine resim yapmaya çalışan Vadi'nin resmine iki de bir müdahale etti.
Dinazor sevdamız aldı başını gitti, şu sıralar devamlı izlediği malum filmle birlikte. Dayısı Vadi'ye ses çıkaran bir dinazor hediye ettiğinde Deniz'in yüzünü görmeliydiniz, o kadar çok mahzunlaştı ki, sonra mızıldanmaya başladı ben de istiyorum diye, neyse ki Vadi dinazor değil de başka şeylerle ilgilendiğinden dinazorla oynamak Deniz'e kaldı.
Eve dönüşte oyuncakçıya uğradık ve ne zamandır forklift isteyen oğluşa bir forklift aldık, Deniz yol boyunca forklifti kucağından indirmedi ve akşam olmasına rağmen uyumamakta direndi eve geldiğinde de ilk işi forkliftini alıp yerde oynamak oldu. Çocukları mutlu etmek ne kadar kolay ve çocuk olmak ne güzel şey. Saat 21:30 gibi Deniz acıktığını söyledi pirinçli kabak yemeğini bir güzel ısıtıp yoğurtla birlikte verdim, kaşıkla yaladı yuttu hepsini:) Gece yatağa girdiğinde sık sık gözlerini açıp gülümsedi, biliyordum forklifti aklına gelip gülüyordu, tıpkı benim bayramda alınan kırmızı ayakkabılarımı hatırlayıp durmam gibi.
Sabah ben işe giderken Deniz hala uyuyordu, iki saat sonra aradığımdaysa forkliftinin başında teyzesine nasıl çalıştığını anlatmakla meşgulmüş:)

Not: Hafta sonu Vadi'yle birlikte berbere gidip saçlarını da kestirdi (sadece kısaltıldı o güzelim lülelerin kaybolmasını istemedim).

15 yorum:

New York'tan dedi ki...

Nereye takildim biliyor musun pirincli kabak yemegi,benimkiler hayatta yemez, imreniyorum sebze yiyen cocuklara masallah :))

FADİŞ dedi ki...

New York'tan, o hale gelinceye kadar epey şey denedim. Özellikle kabak ve ıspanağı pirinçli yapıyorum ki (pirinç pilavını çok seviyor)sevsin yesin, önceden yemiyordu pirinçli yapınca yedi tabi yanında yoğurtla. Bir de yemeklerine tuzu kararınca atıyorum biraz da baharat ekledğimde hoşuna gidiyor:)

ada ve deniz dedi ki...

Malesef benim Deniz gördü mü ne olursa olsun yemiyor (soğan, sarımsak, domates, kabak, pırasa....) ben rondodan geçirip yediriyorum. Geçen gün patates köftesi diye karnıbaharlı patatesli mücver yaptım mesela...

Deli Anne dedi ki...

ne güzel çiziyorsun Fadişim ve ben kıydım o buklelere:(

Gülsüm Güven Tuncer dedi ki...

Yerim ben o lüleleri. Allah Bağışlasın.

FADİŞ dedi ki...

Sadetçim, şimdi yemezse büyüyünce yer, büyüyünceye kadar da öyle böyle kandırıp marifetlerimizi arttırırız yediririz biz gene, onlar yemek yiyecek diye sinirlerimiz bozuluyor bazen.

FADİŞ dedi ki...

Delişim, teşekkür ederim, şu sıralar sadece çizim yapmakla uğraşıyorum, malzemelerim dolap bekliyor ben yeni boyalar alıyorum:) Üzülme kökü oğluşta nasıl olsa uzar gider, sağlık olsun da,aslında bu sefer ben bir gün önce banyodan sonra kesmeye kalktım biraz garip kesmişim, fırsatını bulunca düzelttirdik:)

FADİŞ dedi ki...

Gülsüm Hanım, teşekkürler.

öykü dedi ki...

sımdıden alıssınlar sebzeye

oyku ablaları gıbı olsunlar:)

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar,

Denize zihin ve baht açıklığı dilemekle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu büyümeler dilerim.

Çocuklarımıza çocukluklarını yaşatalım. Aksi halde, asla büyüyemiyorlar.

Selam ve dualarımla.

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

kıvırcığım traş mı olmuşşşş saatler olsun :)
yemedikleri şeyleri fazla ısrar etmemek gerekiyor bence de.

FADİŞ dedi ki...

öykücüm, umarım hep böyle gider, sebze sever:)

FADİŞ dedi ki...

Recep Bey, teşekkür ederim güzel dilekleriniz için. Yerden göğe kadar haklısınız, çocukluğunu doya doya yaşasın çocuklarımız:)

FADİŞ dedi ki...

ÖRGÜ ÇANTAM, ben ne zaman ısrar etsem ters tepti, asla ağzını açmıyor. Kıvırcıkları hala var kuzunun ama kısalttık gitti, yaza kadar uzar yine:)

Proje Çantası dedi ki...

Haaarikasın! Daha da birşey demeyeceğim :))