4 Ekim 2011 Salı

DENİZ'E BAK DENİZ'E

Deniz 2.5 yaşla birlikte hızla değişim gösterdi. Konuşmuyor, cümle kurmuyor dediğimiz oğluşu şimdi susturabilene aşk olsun. O şirin sesiyle el kol hareketleriyle bir güzel günün yorumunu yapıp bizi soru sormaktan kurtarıyor, hiç bir şey saklamanız mümkün değil her şeyi hafızasına kaydedip size sonra söylüyor, bir şeye söz vermeye görün zamanı gelince muhakkak o sözü sana hatırlatıyor bu yüzden gelişi güzel hiç bir şeye söz vermiyorum, neyse o.
Oyun oynarken sen şu arabayı al, bunu yap ben de böyle yapacağım gibi komutları verip senaryonun dışına çıkmanıza kesinlikle izin vermiyor. Gündüz uykularına devam ediyoruz, uyuduğunda geceleri de uykuya daha rahat dalıyor ama uyutmazsanız canınıza okuyor, sersem sepelek etrafta dolaşıp mızıldanıyor.
Sütünü sadece gece uyurken verirdim artık gündüz ve gece uykusundan önce kendiliğinden süt içmeye karar verdi:)
Uyumadan önce Tostoroman'ı en az bir kez (tostoramanın tarif edilişine ben de bayılıyorum açıkçası, okuması çok güzel) arkasından çiftlikte, deniz kıyısında, karlı bir kış...... ben isyan bayrağını çekinceye kadar okutturuyor. Her seferinde anne bu ne, bu ne soruları eşliğinde yatak muhabbetimiz sürüp gidiyor.
Gece ve gündüz tuvalet meselesini hallettik çok şükür ve artan bezlerimizi, tuvalet kitabımızı karşı komşumuzun oğluna teslim ettik, darısı onların başına artık:) Geceleri biliyorum ki anne diye mıkırdanıyor beni çağırıyorsa çişi gelmiştir, daha önce ben belli bir saatte kaldırıp çişini yaptırıyordum şimdi kendisi haber veriyor, oyuna daldıysa son ana kadar çişini tutuyor, yarı yolda veya tam klozete oturturken dışarıya kaçırdığımız oluyor,  bu yüzden sık sık  kilim, paspas, halı yıkama silme işlemleri gerçekleştiriyoruz.
Deniz oyun oynarken eğer elinden oyuncak alındıysa ya da bir arkadaşına kızdıysa gelip bana veya babasına, teyzesine iki şaplak indiriyor ve neye uğradığımızı şaşırıyoruz, sizin bebeler de böyle yapıyor mu acep?
Birlikte geçirdiğimiz haftasonları akşam üstü saatlerinde kendimizi sokağa dar atıyoruz çünkü bizim oğluş evde bir süre sonra tutulamaz hale geliyor, ev işlerini yarım bırakıp başlıyoruz gezmeye.Geçenlerde ben fotoğraf çekerken tutturdu ben çekeceğim diye, işte sonuç:
Alışverişe gittiğimiz gün dondurma istedi suyunu da eksik etmedi bir dondurma bir su şeklinde dondurmayı lüpletti.


Kuzunun bu keyfine daha sonra kahve içmeye gittiğimiz yerde devam ettik, biliyorsunuz Deniz çay içmeye bayılıyor, garson ne içersiniz dediğinde iki çay demli olsun bir de paşa çayı lütfen diyorum, garson şöyle bir bakıyor ne diyor diye:)

Bu arada sohbete devam, hararetli hararetli babasıyla neler yaptığını anlatıyor bana.

Bu Forum alışveriş merkezi kış tarifesine geçmiş, saat 22 oldu mu kepenkler iniyor ben hiç hoşlanmadım bu durumdan bir yorgunluk kahvesi içelim diyorsun kapılar kapanmış çok saçma.
Deniz'in en çok kullandığı kelimelere gelince: Anne ben de ben de:)
Dışarı çıktığımızda Deniz ipini koparıp koşmaya her yere dalmaya başlıyor, sınırlarını bilmiyor henüz, arkasından koşmaktan helak oluyorum, elimi kesinlikle tutmak istemiyor serseri mayın gibi mübarek.

16 yorum:

Sevgi dedi ki...

e büyümüş bu artık ya.. koca adam olmuş maşallah.. en zevkli, en tatlı zamanları şimdi..maşallah ona..

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

En tatlı zamanları şimdi ,yerim onun laflarını ,gülüşünü:)) Maşallah.

Adam adam konuşur durur artık:)))

FADİŞ dedi ki...

Sevgi, teşekkür ederim, kaşla göz arasında büyüyüp gidiyorlar işte:)

FADİŞ dedi ki...

ÖRGÜ ÇANTAM, tam yemelik bir de izin verse:)

yeliz dedi ki...

hahha süper, nasıl büyümüş.
arca da sinirlenince duvara ya da yere vuruyor. bir şekilde deşarj olmaya mı çalışıyorlar acaba? arada bana vuruyor, acayip sinirleniyorum

Vintage Duygular dedi ki...

Masallah cok tatli :) ne cabuk büyüyorlar degilmi.. Yazdiklarini aklima kayit ediyorum,benimde buna benzer anilarim olucak.. Öpüyorum yanaklarinizdan

FADİŞ dedi ki...

yeliz, sıkı vuruyor ya, acımıyor dersem yalan olur.

FADİŞ dedi ki...

Vintage Duygular,teşekkür ederim. Büyümek? hem de nasıl, her daim şaşırıyorum. Güzel anılar biriktirin inşallah.

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

benim cadı da çay kolik. anneannesine harika eküri oluyor 5 çayında :)

Nil dedi ki...

Deniz gözlerin ne kadar güzel,maşallah.fotoğrafa da bayıldım:)))Sonuç güzel bence:)

Fadiş;itiraf et,içinden "bi sus be oğluşum" diyor musun,ben demeye başladım da:)))yaranılmaz bana:P
Allah gülüşlerini ve kelimelerini hatta yaramazlıklarını bile eksik etmesin,hayat onlarla güzel...

FADİŞ dedi ki...

Nilhan- Küçük Mucizem, çok tatlılar çok, çay içmenin muhabbetin bir parçası olduğunu düşünüyor kerata:)

FADİŞ dedi ki...

Nil, bazen ben de diyorum tabi sus bi çocuğum düşüncelerimi duyamıyorum hatta ne düşünüyorum ben ya da ne diyorum ben dediğim çok oluyor. Allah bütün çocuklarımıza sağlık versin inşallah, onlarla hayat hem de ne güzel:)

MELTEM dedi ki...

fadiş Denizin saçlara sakın dokunma büyüdükçe güzelleşiyor...koşma işi var ya beni fitil ediyor.dün kipada arkasına bakmadan koşan bir çocuk,onun peşinde hangır hangır 30 yaşında bütün yağları ve memeleri aşağı yukarı yapan biri ben!boğazını sıkasım geliyor kaçma işi beni sinir ediyorrrrrrr

FADİŞ dedi ki...

MELTEM, çok güldürdün beni, hakketten öyle koşuyoruz peşlerinden, saçlarına dokundurmuyor ki, gözlerine giriyor, gece uyuduğunda bir makas atmayı düşünüyorum:)

sezobigo dedi ki...

fadiş benimki 2 yaşda pek konuşmuyor herkesin dediği birden açılacak:)ve sus diyeceğin günler olacak bekliyoruz:)
ayyy şu tuvalet olayı nasıl gözümde büyüyor bir bilsen çok şükür siz bitirmişsiniz darısı başımıza ne diyeyim:)bu gezme işini bizde bakıyoruz iş çığrından çıkıor hemen dışarda buluyorz kendiizi:))

FADİŞ dedi ki...

Dedikleri doğru bir başlıyor pir başlıyor konuşmaya çocuklar, bu ne, şu ne demeye, hem de devamlı:)
Merak etme tuvalet işini de güzelce çözeceksiniz, sabır gerek arkadaşım, zamanını çocuklar belirliyor biz de onlara uyuyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...