27 Eylül 2011 Salı

DENİZ SİNEMAYA GİTTİ


Dün akşam Arabalar-2 filmine gittik, iş çıkışı apar topar Deniz’i  de alıp Torbalı Kipa’daki sinemaya gittik. Deniz ne zamandır filmin afişini pek çok yerde gördüğünden gitmeye dünden razıydı . Yeliz’den aldığım cesaretle kendisi “günün çorbası”nıkarıştırır her gün, Arca’sını da alıp gitmişti ve çok eğlendiklerini okumuştuk, film hakkında bilgi edinmiştik.
Deniz, ilk sinema deneyimi için fena değildi, öyle burası neden karanlık, niye ses bu kadar yüksek ya da ekran niye bu kadar büyük gibi tepkiler vermedi, hoşlandığı sahnelerde bir güzel haykırdı korktuğu sahnelerde de iyice yapıştı üstüme, özellikle arabaların silah kuşanıp birbirlerine ateş ettikleri sahnelerde babasının elini hiç bırakmadı (bence çok fazla ateş ve patlama sahnesi vardı).

Arabalar-1 filmini defalarca birlikte izlemiştik oğluşla, bizim yaş gurubu için nispeten daha uygundu, ikincisinde silahların olması hiç hoşuma gitmedi, ölüm, öldürmek kelimeleri sık sık kullanıldı ama bu tür istemediğimiz sahneler de olabileceğini biliyorduk (ama gerçekten fazlaydı) eğer iyice tırsarsak her zaman çıkma özgürlüğüne sahiptik nasıl olsa. Ara verildiğinde hemen sinemanın yanında bulunan jetonlu arabalara gitti önce, yarı yolda ikinci yarı için zil çalınca tekrar sorduk emin misin sinemaya girmeyecek misin diye şöyle bir durdu geri döndü ve sinemaya doğru koştu, bu seferlik filmi tamamlamasına izin verdik. Bir dahaki sefere bizim yaş grubumuza uygun film seçeceğiz .
Not: Bundan sonraki hedefimiz bir çocuk tiyatrosuna gitmek en azından özellikle çocuklar için yapıldığına emin olabileceğim bir oyun olur bu.


8 yorum:

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Sinemalarda gösterime giren çocuk filmlerini gerçekten iyi incelemek lazım. Bazen yaş sınırı koyuyorlar ama bence yazdıkları yaş sınırı çoğu zaman çok yüksek. Okula başlayınca sağdan soldan duyumlarıyla pek çok uygun olmayan filme gitmek isteyecek. Zamanında Recep Ivedik filmine tüm arkadaşları gitti nerdeyse, biz izin vermemiştik mesela. İçi küfür dolu! Hoş, daha sonra da arkadaşlarından tüm küfürleri öğrendi:)
Tiyatro daha iyi bir seçenek sanırım. Geçen sene Pinokyo gibi müzikaller gelmişti, onları da sevmiştik.

ada ve deniz dedi ki...

espiriler de genelde büyüklere hitap ediyor zaten. Ticari düşünüyorlar sanırım. Büyükler de zevk alsın ki çocuklarını getirsinler mantığı...

Ama tiyatro iyi seçim. Devlet tiyatrolarını takip etmeni tavsiye ederim. Ber her yıl yeni çıkan oyunlara götürüyorum çocukları.

FADİŞ dedi ki...

Semi'nin Mutlu Elleri, seçtiğimiz çizgifilmleri evde izlemek bizim için en iyisi, tabi önceden benim izlemem gerekiyor, sinemaya gitmesi, sinemayı sevmesini istiyorum, bu bizim ilk deneyimimizdi:) Devlet tiyatrosunun oyunlarıyla başlayabiliriz evet.

FADİŞ dedi ki...

ada ve deniz, tamamen ticari ama bir o kadar da albenisi var, baksana, Deniz'in en sevdiği oyuncaklar Mater ve Şimşek Mc Quenn, hele Matera bayılıyor kerata:)

Nil dedi ki...

Az önce hangi film sorumu geri alıyorum:) Kaçoooo izlemiş:) Biz de çok sevdik.Deniz'in korktuğu sahnelerde gözümü Berk'ten ayırmadım ama gözünü kırpmadı,büyülenmiş gibi izledi.O sahnelerle ilgili benim gözlemlediğim bir geri dönüş olmadı.Kendini uzun süre vakvuyin sandı,geri geri yürüyüp,kaçoov dedi:)

FADİŞ dedi ki...

O geri geri yürüme bizde de var arabalar 1 den beri iki saat önce aradım teyzesini ne yapıyor diye arabalarını havaya atıp çarpıştırıyormuş kerata:)

Cafe Portakal dedi ki...

iyi yapmışsınız bence arada lazım:) bu arada izmirdesin ve yakınız bende torbalıdayım yakın zamanda izmir blog yazarları ile bir kahvaltıda buluşmayı düşünüyoruz katılırmısınız bizlere sevgiler

FADİŞ dedi ki...

Cafe Portakal, memnuniyetle katılırım, yeter ki zamanı önceden belli olsun organize olabileyim, çok sevinirim:)Hafta sonu olur değil mi hatta pazar günü ise daha güzel olur, cumartesileri çalışıyorum genelde ama zamanı söyleyin siz ben bir şeyler ayarlayıp gelirim Allah'ın izniyle:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...