18 Mayıs 2011 Çarşamba

27. ay bebesi


Bebe diyorum hala evet, o daha bebe, kıvırcık marulum, küçük sıpam. Dün iki gündür devam eden kırıklığımız ve burun akıntımız sebebiyle doktorumuza gittik. Çok şükür önemli bir şeyi yokmuş. Boy kilo kontrolümüzü yaptırdık. Bizim sıpa kilo konusunda gene ortalarda, ince uzun bir delikanlı olacak belli, boy ise yaşıtlarına göre 3.5 cm uzun. Kilo alımının fazla olmaması düşündürüyordu beni ama aslında 3 ayda 500 gr almış ve bu normal bir artışmış. Dün doktordan sonra Ayşe Teyze'sine gittik arkadaşı Vadi'yle önce ayrı ayrı ısındıkça birlikte oyun oynadılar bu biz evden çıkıncaya kadar devam etti ve giderken Vadi epeyce bir ağladı ben de gideceğim Deniz'le diye.

Deniz oğlan düşük çeneli, çok oyunbaz, daha sosyal, özellikle kendinden 1-2 yaş büyük çocuklarla daha güzel oynuyor. Evde oyun oynarken artık kendi kendine oyun oynama süresi arttı, bir bakıyorum odasına gitmiş  uzun uzun kitaplarını karıştırıyor ya da arabalarından birini almış yerde sürüyor, yapbozlarıyla oynuyor, bu görüntüleri izlemek doyumsuz bir zevk benim için.
Sabahları kahvaltıyı kendisinin hazırlaması konusunda çok ısrarlı özellikle yumurtayı kırıp çırpma işinde, krepi o yapacak, artık ortalık pislenmiş, üstü batmış demiyorum veriyorum eline yumurtayı çatalı çırpıyor her yere.
Çalıştığım fabrikadan 4-5 kilo kadar çakıl taşı getirdim eve, bizim oğlan hafriyat işini iyice ilerletti, haaaarç diye diye beton döküyor, kumları bir yerden bir yere aktarıyor, bilimum inşaat aracını salonun ortasına yığıyor, ayakta dolaşanların sık sık ayağına çakıl taşı batıyor ama bizimkinin en sevdiği oyun bu şu sıralar (karşımızdaki apartman inşaatının tüm aşamalarını gördü Deniz, içine işlemiş inşaat olayı).
Babasının gitarını çalmaya uğraşıyor, legolardan kendine gitar yapıp şarkılar söylüyor. Pop müzikten pek hoşlanmıyor, arabada giderken değiştirtiyor kanalı. Yavaş şarkılar, türküler, klasik müzik duyunca, hemen mutluluk pozunu takınıyor, çeviriyor kafasını yol boyunca etrafını seyrediyor anlaşılmadık yorumlar yapıyor gördükleri hakkında.
Bazı konularda ısrarcı, altını değiştirtmek istemiyor, değiştirmeyi başarırsak çıplak kalmak istiyor, herşeyi kendi yapmak istiyor, elini yüzünü yıkamak, yemek yemek, ayakkabısını giymek, üstünü çıkarmak. en çok kullandığı kelime "ben". Büyükbabasına "ağaç dede", babaannesine " nine" amcasına "amma" diye sesleniyor. Çok anlaşılır kelimeler çıkmıyor ağzından ama çenesi hiç durmuyor.
3 yaşına kadar tv yasak demiştim ama artık bu yasağı deldik şöyle ki, sevdiğimiz belli başlı çizgi filmleri akşamları seyrediyoruz bunlar tamamen bizim önceden izleyip karar verip aldığımız film cdleri. TV o uyanıkken hala açılmıyor.
Çevremizde çiftlik ve çiftlik hayvanlarını fazlasıyla gördüğümüz için (mahallemizde kümes var örneğin ya da bakıcı teyzemizin komşusunun kümesi var, zaman zaman yumurta almaya gidiyorlar) çiftlik hikayelerini seviyor, dün mesela çiftlik üzerine bir kitap aldık, sabah ilk işi onu incelemek oldu, daha afyonum patlamadan iki kez okumak zorunda kaldım kitabı.
Deniz oğlandan 27. ayda daha anlaşılır konuşmalar bekliyoruz ayrıca çiş sorunsalını haziran ayında çözmeyi diliyoruz, hala tık yok bu konuda, geldiğini yaptığını söylüyor ama klozete oturmasına ikna edemedik sıpayı:)

19 yorum:

saricizmeli dedi ki...

Nasıl da benzer yollardan geçiyor çocuklar. Bizim de karşıda inşaat var, deliriyor UE kepçeleri kamyonları gördükçe.

FADİŞ dedi ki...

Bu kepçe çılgınlığı bir son bulsun başka şeylerle ilgilensin istiyorum ama nafile. Yolda kepçe gördüysek duruyoruz, uzun uzun inceliyoruz, pompası, direksiyonu nesi varsa:)
Makineleri seviyorlar sarıçizmelim:)

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

ben aşığım bu kıvırcığa yaa çok şeker.Rabbim acılarını göstermesin en tatlı yaşları bide şimdi fadişcim tam yemelik zamanları:))
havalar bir soğuk bir sıcak etkilemiştir haliyle geçmiş olsun öpüldünüz:)

FADİŞ dedi ki...

ÖRGÜÇANTAM, amin canım. Hemde ne yemelik:)teşekkür ederim.

elifin terazisi dedi ki...

Ne tatlı anlatıyorsun Kıvırcığını, Allah bağışlasın:)

ada ve deniz dedi ki...

Fadiş daha ne çılgınlıkları olacak. Biz bir ara fuara sadece kepçe görmeye gidiyorduk, iyice inceliyorduk hepsini. Ada sonra kanalizasyonlara taktı. Gittiğimiz evlerde bile lavabodan giden boruyu inceleyip nereye kadar gittiğini soruyordu. Şimdi gördüğün gibi uzaya çıktık...
Geçmiş olsun bu arada

FADİŞ dedi ki...

Çok araştırmacı senin kuzular, bilim adamı mı olacaklar acep:) olurlarsa şaşırmam. Sağol canım, şimdi daha iyiyiz düne göre.

Noblesse dedi ki...

kıvır kıvır saçları ile ne şirin bir bebek, Allah bağışlasın. ,

,

sezobigo dedi ki...

telefon kablosu saçlara bayılırım senin oğlunda onlardan çok şirin duruyor:))
bu arada dediğin gibi gittikçe kendi kendilerine oynama süreleri uzuyorya bayılıyorum seyretmeye bende hele yere uzanıp arablarıyla ııınnnnnn ııınn deyip sürmeleri bitiriyor beni:))

Hande dedi ki...

Ne benzer şeylerden hoşlanıyor bu çocuklar, bizimki de takmış taş oyununa..taş taş diye bakıcıyı bunaltmış..:))

LEZZETLİ SOMUNLAR dedi ki...

Fadişçim; 1) Çiş sorunu için klozetten önce sevimli lazımlıklardan alarak deneyebilirsiniz. 2) Benim 21 yaşındaki hala bebe, seninki mi olmayacak.. 3) Deniz (nam-ı diğer kıvırcık marul) şu anda tam 'terrible two' dedikleri dönemde, inat ve dayatmalarının olması ve 'ben'leri normal..
giler canım..
Sev

yeliz dedi ki...

benzer aşamaları okumak gülümsetiyor:) o kepçeden dün bi çocukta gördük çok eğlenceliydi, kumları kepçe ile kamyonuna dolduruyordu. arcanın dibi düştü:)

FADİŞ dedi ki...

elifin terazisi, sağol canım:)

FADİŞ dedi ki...

Noblesse, teşekkür ederim:)

FADİŞ dedi ki...

sezobigom, o telefon kablosuna benzer saçları taramaya kalkışmıyorum hiç, sonunda tekrar kestireceğim, dokundurmuyor çünkü, dolaşık dolaşık geziyoruz:) Evet onları izlemek çok zevkli:)

FADİŞ dedi ki...

Handecim, dikkat ettimde çocuklarımız doğayla çok barışık, korkusuz, sevgi dolu ve sonra yaşadıkça bizim gibi doğadan uzak hale geliyorlar. Oğluşun böyle olmaması için elimden geleni yapacağım. Şu sıralar bir kedi düşünmeye başladık mesela ama şimdilik düşünce, bakalım:)Taşlar bizde de favori ama büyüklüklerine dikkat ediyoruz yoksa ya birimizin kafası yarılacak ya da cam çerçeve inecek.

FADİŞ dedi ki...

LEZZETLİ SOMUNLAR, Lazımlık aldık ama şimdilik damperli kamyon olarak kullanıyor:) Anneler için hep öyle değil mi, biz de birer bebeğiz annelerin gözünde. Ben ben derken çok komik, çok tatlı.
Ben de sizi sevgiyle kucaklıyorum:)

FADİŞ dedi ki...

Yeliz, sıkı takipçinim, Arca ne yapıyor, anne ne diyor. Seni izlemek çok zevkli. Arca kuzusu da ayrıca tatlı, her daim gülümsetiyor yakışıklı:)

figen abla dedi ki...

maşallah...ben sana kurban olurum çocukk :)))
ayy ben de artık torun istiyoruummm :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...