18 Nisan 2011 Pazartesi

UYKUDAN ÖNCE

Deniz, usanmaz bir oyunbaz, yorulmaz bir oyun kurucu. Yatağına yatırmadan hemen önce yeni bir oyun kurup bizi de işin içine katıp sıyrılmayı düşündü uykudan ama o kadar çok uykusu var ki yerlerde sürünüyor itiraz ederken.
İnşaat işleri yarıda kalır, kepçe bir yerlere fırlatılır (bu adette yeni çıktı, fırlatıp atma) ve çoraplar çıkartılır, yüzünü halıya gömen oğlan, annesi tarafından kaldırılarak yatağa bırakılır.  Uyumamız için bir yarım saat daha geçer ve saat 23 te uykuya dalınır. Bu günlerde hep aynı hikayeyi ister ağaç dede ve torununun hikayesi.
Kıvırcık marul sonunda uykuya yenik düşer ve anne de işlerine geri döner.
Bu dağınık yatağın bir de korkuluğu vardı hani şu asansörlü olanlardan, nihayet söküldü ve artık başka bir görevi var, onu da başka bir postta anlatırım. Yatağına kolayca inip çıkan Deniz  bu durumdan pek memnun, yatağın yeni hali bende ayrı bir tedirginliğe sebep oldu, yatmadan önce tehlikeli gördüğüm her şeyi kaldırıyor ve bazı kapıları kilitliyorum.

Hiç yorum yok: