22 Ocak 2011 Cumartesi

ÇOCUKLUĞUMDAN BİR TAT

Rahmetli anneannem anımlarımda büyük bir yer kaplıyor, onun varlığı yeterdi bana, çocukluğumda da yaşlı gelirdi hep gözüme. Onu genç olarak hatırlamıyorum. Yaşlılığın getirdiği bazı olumsuzluklardan o da nasibini almıştı, çok yavaş yürür gidilecek yere uzun sürede varırdık o yüzden bir yere gidilecekse sabah erkenden kalkardık, demek ki bir vasıta yokmuş, eşek ne güne duruyordu acaba? Anneannemin eşeği de kendi gibi yaşlıydı, yavaş yürürdü hatta bazen yürümemek konusunda inat ederdi, bildiğin eşek inadı işte. Bağa gideceksek eşeğin iki tarafına küfeyi bağlardı anneannem, dönüşte küfelerin içi taze sebze ve meyvelerle dolu olurdu, hepsi benim için kazanılmış ganimetlerdi, bizzat çalışmış olurdum kendimce toplarken. Akşam her zaman yattığım yeri sevdim köyde, döşeğe yatmamla uykuya dalmam bir olurdu, o kadar yorgun ve mutlu olurdum ki,  sabah hep neşeyle kalkardım yataktan. Sabah anneannemin yaptığı köy peyniri,zeytin ve domatese eşlik eden bir açık çay yanında da pazar ekmeği (beyaz ekmek, bakkaldan aldığımız) soba yanıyorsa eğer maşanın üzerine ekmeği koyar kızartırdık üzerine de tabi ki tereyağı sürülürdü. Anneannem pazar ekmeğini severdi.


 Ne tatlı gelirdi bu kahvaltı bana, zeytini hep katık et derdi bir kerede tüketme .
İnsan küçüklüğünde yaşadıklarını çok net hatırlıyor, Allah herkese, sevgiyle, mutlulukla hatırlamak nasip etsin.  Bu tatlının tarifini uzun süre aradım, annem nasıl yapıldığını hatırlamıyordu, anneannem vefat ettikten sonra bu tatlıyı bilen bir tek teyzem vardı ama ona da soramamıştım bir türlü. Nihayet nişastalı helva diye girince google da buldum. Pek çok tarif var ama ben hafızamı zorlayınca bana daha uygun olan tarifi uyguladım.Bu kadar uzun bir girişten sonra çocukluğumun tatlısına geçelim. Anneannem bu tatlıyı yapmak konusunda pek gönüllü olmazdı, zahmetli gelirdi.


Malzemeler:
1 su bardağı buğday nişastası, 1 su bardağı su, 1 su bardağı şeker (dilerseniz şekeri biraz azaltabilirsiniz), 2 yemek kaşığı margarin veya tereyağı
Yapılışı:
Suyun içine şeker ve nişasta eklenir ve eritinceye kadar karıştırılır. tere yağı bir tencerede eritilir ve kızdırılır, nişastalı şekerli karışım tencereye boşaltılır ve tel karıştırıcı ile karıştırılır, nişastalı karışım ısındıkça pelteleşmeye, topaklanmaya başlar bundan sonra çatalla karıştırmaya devam edilir. nişasta piştikçe aynı un helvasında olduğu gibi bir kıvama gelir, bu kıvamdayken ocak kapatılır ve soğumaya bırakılan helva karıştırmaya devam edilir, soğudukça tane tane olur. Üzerine zevke göre badem, fındık kırığı eklenebilir. Benim siyah kuru üzümüm vardı onu ekledim. Afiyet olsun.
Not: Bu helva Kütahya yöresine ait.



2 yorum:

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

ilk kez gördüğüm bir tarif,afiyetler olsun canım sevgiler

LEZZETLİ SOMUNLAR dedi ki...

Fadişçim, sanki kendim anlatıyormuşum gibi geldi..Küfe demişsin..Egelilik işte, aynı dili konuşuyoruz hatta benim anneannem küfeye bazen 'keletir' de derdi..Çok tatlıyız yaa..Kalemine, yüreğine sağlık..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...