19 Nisan 2010 Pazartesi

KÖY FIRININDA PİŞMİŞ EKMEK


Anneannemle geçirdiğim yazlardan, kışlardan bahsetmiştim daha önceki postlarda. İşte bunlardan birini daha sizinle paylaşmak istiyorum.
Anneannemin küçük bir hamur teknesi vardı çok eski ve ahşap bir tekne, sanırım bir kütüğün yarısı oyularak yapılmış. her iki tarafında iki elin tutabileceği tutamakları mevcuttu. Öğleyin hamuru mayalardı gece fırında ekmek yapmak için. O zayıf kollarıyla bir tekne hamuru yoğuruşunu izlerdim her ekmek yaptığında. Bu zayıf kolların gücü çocuk halimle çok şaşırtırdı beni. Anadolu kadınıydı benim ninem. Fırına gece gidilir, imece usulü mahallenin kadınları odununu çalısını alır, fırını yakardı; fırın, mahallenin fırını değilse fırın sahibine herkes bir şey verirdi, kimi bir ekmek, kimi pide v.b. Ekmek hamuru top top yapılıp fırın küreğine konur, fırına salınırdı, fırının ilk yakıldığı zamanı çok severdim, o reçineli kuru dalların çıtırtısıyla, anneannemin dizinde uyuyakaldığım çok olmuştur. İlk çıkan ekmeğin kenarından koparmayı çok severdim, sıcacık, hemen tereyağı sürülür, anneannemin yaptığı o gözenekli köy peyniriyle yenirdi. Ekmek hamurundan kapalı pide yapılırdı birde, otlu pide. Ne nefis şeydi pide, sabah kahvaltısında ılık ılık yemesi çay eşliğinde, yanında yerli domates, yerli biber, üç dört kez katık edilen zeytin. Unutmak mümkün mü eski günleri özellikle de rahmetli anneannemle yaşadığım zamanları.

1 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Kendi ekmek makinemde yaptığım ekmeklerde ruşeymli un kullanıyorum, daha özlü ve lezzetli oluyor. Deneyin seveceksiniz. Her ne kadar taş fırında pişen ekmeğin yerini tutmasa da mutfaktaki taze ekmek kokusu da mutlu ediyor bizi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...