26 Nisan 2010 Pazartesi

HAFTA SONU BÜYÜME HALLERİ

Hafta sonu planında değişiklik olmadı çok şükür, perşembe akşamı Oğluşun Ayşe Teyzesinde yemeğe davetliydik, arkadaşı Vadi'yle pek oynayamadı, yemekten sonra uykusu öyle bir geldi ki kucağımda mızıldanmaya başladı ve yatırdım.
Ertesi sabah erkenden Karaburun'a doğru yola çıktık, oğluşla yol boyunca uyuduk, halbuki Karaburun yolu baharda harikadır, gözünüz bayram eder, hepsini kaçırdık ve dönüş yolunda uyumamaya karar verdik. Yolculuğun sonunda babaanne ve dede hazırlanmış bizi bekliyorlardı, sayelerinde epey şımardık, babaannenin yaptığı harika yemeklerden yedik, balığın en tazesinden yedik, bol bol oyun oynadık.
Şansımıza havanın güzel olması sayesinde neredeyse her fırsatta dışarıdaydık, gündüzleri pek uyumadık hep gezdik, kendimizi denize atmaya kalktık, sanırım yazın oğluşu tutamayacağız.
Oğluşun büyüme hallerine gelince:

  •  Konuşur gibi çıkarttığımız ses çeşitliliği arttı,
  • 8. dişimizin başı göründü,
  • Artık yemeklerimizi karıştırmadan yemeği seviyoruz.
  • Şarkılarımızı daha yüksek perdeden söylüyoruz. Saklambaç oyunumuz favori oyunumuz olmaya devam ediyor.
  • Her yerde uyuyabilir hale geldik, yer beğenmemezlik yapmıyoruz,
  • Gördüğümüz herkese el sallayıp gülücük dağıtıyoruz, beğendiklerimizin kucağına gidiyoruz, 
  • Arabamızı görünce çığlık atıyoruz, hemen oturmak istiyoruz içine,
  • Sevgiliyle onun hakkında konuşurken bir bakıyoruz küçük bey, yorum yapmış, fikir belirtmiş,bizi dinliyor,
  • İsteyip istemediklerini daha net belli etmeye başladı, 
  • İnatlaşmaya başladı,
  • İlk defa kedi sevdik, okşadık, kuyruğundan tuttuk (kedi, sokak kedisi olup, hamile olarak babaannenin evine sığınmıştır ve şimdi gayet mutludur, yediği önünde yemediği arkasında, doğurmayı beklemektedir)
  • Hektoru sevdik( dedesinin köpeği),
  • Çiçekleri çok sevdiğimize karar verdik, bol bol çiçek okşadık, bir tek sarı papatyadan kopardık, anneye verdik.





Gezilerimizden birinde, kadınların yaptıkları el işlerini sergiledikleri yere gittik, sergiye göz gezdirirken hemen yanımızdaki meyveleri olgunlaşmak üzere olan dut ağacı dikkatimi çekti ve dutlardan biraz koparıp yemeden duramadım.

Dutlar tam olgunlaşmamıştı  ama dalından koparıp yemek lezzetine lezzet kattı.
Bu ziyaretimizde kayınvalidem annesinden ve çeğizinden kalan dantel örneklerini bana verdi. Hepside benim için çok değerli. İçlerinde ara dantel, çok eski motif örnekleri ve bir kaç adet dantel yaka var. Hepsine de çok sevindim ve memnuniyetle kabul ettim. Daha sonraki bir yazımda hepsini sizlere de göstereceğim.
Bu geziden elde ettiğimiz ganimetler:
  • Bolca sevgi, ilgi
  • Bol oksijen
  • Gözümüz, gönlümüz açıldı
  • Belki biraz boy attık
  • Babaanneden hediyeler aldık
  • Bahçeden limonları aldık
  • Zeytin yağımızı da almayı unutmadık.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...