4 Şubat 2010 Perşembe

Dişleri beşledi, altıncısı yolda ve başka bir sürü şey

İki gündür huzursuz uyudu yumurcak, 5.ci diş görünür oldu, 6. yolda. Diş jeli sürüp yatırdık yavrucağı. Uykusu bölündü durdu, biz de uykusuz kaldık tabi. Oğluma bakan Nezaket Teyzesi iki gün izinliydi, ben de işe gitmedim dolayısıyla. Birlikte dolu dolu iki gün geçirdik, Sabahları alışık olduğu güle güle merasimini yapmadık ya biraz şaşırdı, ikinci gün de işe gitmeyince iyice sevindi. Artık uyumadığı, yemediği her vakitte oyun oynamak istiyor, favorisi "ilk arabam (yürüteç versiyonuyla)" ve malum tren. Bütün gün bir o yana bir bu yana gittik. Arada bir "büyük kedi-küçük kedi" masalını okuduk, anlarmış gibi, ben okudukça, yazıların üzerinde minik parmaklarını gezdirdi, sonra plastik halkalarımızı dizdik ve kavanoz açıp kapamaca oynadık.
Çocuklara oyun kurmazsanız, oyunlarına katılmazsanız, kendi haline bırakırsanız, fazla bir şey öğrenemiyor. Şu yaşlarda mıknatıs gibi her şeyi çekiyor beyinleri. Ne kadar çok verirseniz ileride o kadar faydalı olacak. Bebeğimiz doğduğundan beri müzik dinliyor, özelikle klasik müzik. Vivaldi, Mozart ve Bach, arada bir Beatles ve sesli kitaplarımız hiç eksik değil yanımızdan. Karşı komşum Duygucum da bebeğine dinlettiği, sadece çocuklar için yapılmış bir seri kaset verdi onları dinledik daha sonra da aynısının cd sini aldık, arşivimize koyduk. Müzikle büyüyen çocukların ritm duygusu gelişmiş oluyor, müziğe ve diğer seslere karşı da daha duyarlı oluyor ve hemen tepki veriyorlar. Babası oğluşumuza Beatles'tan bir şarkı söyleyip hayali gitarını çaldığında O da ellerini babası gibi yapıp sallıyor, basıyor hayali minik gitarına. Bu manzarayı seyretmek bana büyük bir zevk veriyor, dünyanın en mutlu annesi oluveriyorum.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...